Çörek Otunun Potansiyel Toksisitesi (Olası Zararları)

Tıpta kullanılan bitkilerin toksisitesi, insanlara yönelik terapötik uygulamalarının kabulünde kritik öneme sahiptir. Literatürde çörek otu tohumları ve bileşenlerinin olası toksik etkileri üzerine yapılmış pek fazla çalışmaya rastlanmamaktadır. 1991’de Tennekoon ve arkadaşları çörek otu tohumlarının sulu ekstraktını 14 gün boyunca erkek Sprague Dawley farelerine oral yolla uygulamış ve anahtar hepatik enzimlerin düzeylerindeki değişimi ve histopatolojik değişimleri ölçerek tohumların olası toksik etkilerini araştırmışlardır.


Gamma glutamil transferaz (GGT) peptidlerden ve diğer bileşiklerden -glutamil grubunu transfer eden bir enzimdir. GGT, kas hücreleri hariç tüm hücrelerde ve serumda bulunmaktadır ve serumdaki temel kaynağı hepatobilier sistemdir. GGT, alkol ve ilaçların karaciğer üzerindeki toksik etkilerinin ortaya konmasında oldukça önemlidir. Alanin aminotransferaz (ALT – SGPT), ketoasitlerle aminoasitlerin birbirine dönüşümünü katalizleyen transaminazlardan biridir. Söz konusu reaksiyonda alanin amino asitinin amino grubu -ketoglutarat keto asidine transfer edilir. Böylelikle amino asit olan alanin keto asit olan pirüvata, keto asit olan - ketoglutarat ise amino asit olan glutamata dönüşür.Normalde serumda ALT konsantrasyonu oldukça düşüktür. Karaciğer üzerindeki toksik etkiler ALT’nin serumdaki konsantrayonunu arttırır (Mehmetoğlu , 2007). Tennekoon ve arkadaşları (1991) gözle görülür patolojik (zararlı) değişiklik olmaksızın çörek otu ekstraktıyla muamele sonrası farelerin serum GGT ve ALT konsantrasyonlarında belirgin artış olduğunu tespit etmişlerdir.

Teste tabi tutulan bir popülasyondaki bireylerin yarısını belirli bir sürede öldüren toksik madde dozuna LD50 (Lethal Dose %50) denir. Zaoui ve arkadaşları (2002) yaptıkları çalışmada çörek otunun olası toksik etkilerini, deneysel fare grubunun LD50 değerlerini saptayarak ve biyokimyasal, hematolojik ve histopatolojik değişimlerini inceleyerek tespit etmeye çalışmışlardır. Farelerin akut toksisite için LD50 değerleri tek dozda ve oral yolla alımda 28.8 mL/kg vücut ağırlığı, yine tek dozda ve intraperitoneal uygulamada 2.06 mL/kg vücut ağırlığı olarak saptanmıştır. Kronik toksisite için fareler 12 hafta boyunca günlük olarak oral yolla çörek otu ekstraktına tabi tutulmuş ve LD50 değerlerinin 2mL/kg vücut ağırlığı olduğu bulunmuştur. Çörek otu yağı ile 12 haftalık muamele sonunda anahtar hepatik enzimlerin düzeylerinde değişim ve herhangi histopatolojik modifikasyon gözlenmemiştir. Buna karşın serum kolesterol, trigliserid ve glukoz düzeyleri ile lökosit ve trombosit sayısınında kontrol gruplarıyla kıyaslandığında belirgin bir düşüş, hematokrit ve hemoglobin düzeylerinde ise belirgin bir artış olduğu görülmüştür. Kontrol grubu ile kıyaslandığında çörek otu ile muamele edilen farelerin kilo alımının da yavaşladığı gözlenmiştir.

Çörek otunun toksik olmayan etkileriyle uyumlu olarak, Salim & Fukushima (2003) Fischer 344 farelerini 14 hafta boyunca çörek otu ham yağı ile muamele etmiş ve karaciğer, böbrek, dalak ve diğer herhangi bir organda, kan veya idrar biyokimyasal parametrelerinde ve kilo alımda herhangi bir patolojik (zararlı) değişiklik tespit etmemişlerdir. Tüm bu çalışmalar göz önünde bulundurulduğunda yüksek LD50 değerleri, hepatik enzimlerin stabilitesi, organ bütünlüğü çörek otunun toksik olmadığına işaret etmektedir ve çörek otunun sabit yağının terapötik (iyileştirici) dozları geniş bir marjinde güvenilirdir. Bununla beraber çörek otu yağının hemoglobin metabolizmasını değiştirdiği ve lökosit ile trombosit sayısını düşürdüğü göz ardı edilmemelidir. Ayrıca, LD50’nin intraperitoneal uygulanımda oral uygulamaya oranla yaklaşık 20 kat küçük olduğu hatırlanırsa çörek otunun uygulanış şekli toksisitesini etkilediği görülür ve bu durum oral (ağızdan kullanımın) alımının sistemik alıma göre daha güvenilir olduğuna işaret eder.

Hemoglobin metabolizmasındaki değişim ve lökosit ile trombosit sayılarındaki düşme çörek otunun bileşenlerinden birinin etkisiyle olmalıdır. Çörek otunun anti-inflamatuar etkilerinden sorumlu en önemli bileşeninin timokinon olması söz konusu hematolojik etkilere sebep olan bileşenin olasılıkla timokinon olduğunu düşündürmektedir. Timokinonun 4 , 8, 12.5 , 25 ve 50 mg/kg olmak üzere farklı dozlarda intraperitoneal uygulanması biyokimyasal parametrelerin CCl4-indüklü değişikliklerini etkilememektedir fakat daha yüksek dozları ölümcüldür ki timokinonun LD50’si 2001 tarihli Mansour ve arkadaşlarının çalışmasında 90.3 mg/kg olarak verilmiştir. Timokinon, sadece CCl4’ten önce 12.5 mg/kg dozunda enjekte edildiğinde etkindir. Bu çalışma sonucunda timokinonun belirgin bir dozunun (örneğin, 12.5 mg/kg, intraperitoneal) anti-oksidan olarak önemli rol oynadığı ve kimyasal yolla indüklenen hepatik hasara karşı etkin bir koruyucu ajan olarak davrandığı tespit edilmiştir. Buna karşın timokinonun daha yüksek dozları hepatik hasara yol açacak oksidatif stresi arttıracaktır.

Timokinonun hücre koruyucu özellikleri farelerde akut ve subkronik oral uygulamalar ile araştırılmış olup akut verilmesinden sonra LD50 değeri 2.4 g/kg olarak tespit edilmiştir. Timokinon (2 ve 3 g/kg) verildikten 24 saat sonra karaciğer, böbrek ve kalp dokularında GSH düzeyi azalmış, plazma üre ve kreatin konsantrasyonları, alanin aminotransferaz (ALT), laktat dehidrogenaz (LDH), ve kreatin fosfokinaz (CPK) enzim aktiviteleri önemli ölçüde arttırmıştır. Aynı çalışmada timokinon subkronik olarak (% 0.01, % 0.02 ve % 0.03, içme suyu, 3 ay) verildiğinde ise toksisite belirtisi veya mortalite görülmemiştir.

Timokinonun günlük ortalama alımı yaklaşık olarak 30, 60 ve 90 mg/kg/gün olmuştur. Vücuttaki organ ağırlıklarında yiyecek ve su alınımında veya idrar ve gaita çıkışında belirgin bir toksikolojik değişiklik görülmemiştir. Ayrıca doku GSH, plazma üre, kreatin ve TG, ALT, LDH ve CPK enzim aktivitelerini de etkilememiştir. Histolojik incelemede herhangi bir doku hasarı belirlenmemiştir. Ancak timokinon açlık plazma glikoz düzeyinde belirgin bir azalma meydana getirmiştir. Bulgular farelerde timokinonun akut oral toksisitesinin düşük seviyelerde olduğunu göstermiştir. Subkronik olarak verildiğinde ise hücre içi koruyucu aktiviteye sahip olacağı belirtilmiştir (Badary ve ark., 1998).

İleride yapılacak çalışmalarla çörek otu yağının, ekstraktlarının ve hatta aktif bileşenlerinin olası toksik etkilerinin üzerinde daha fazla durulmalıdır. Farklı hayvan türleri üzerinde, farklı dozlar, farklı uygulama yolları ve uygulama süreleri ile yeni çalışmalar yapılmalıdır (Salem , 2005).

Kaynak: http://library.neu.edu.tr/Neutez/6241221979.pdf


26 yorum:

  1. çörek otu yağının hemoglobin metabolizmasını değiştirdiği ve lökosit ile trombosit sayısını düşürdüğünü yazmışsınız.bu durumda kullanılması sakıncalı değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu bilgi belirtilen kaynaktan alıntılanan bir araştırmadır. Çörek otu ile ulaşabildiğim tüm bilgileri paylaşmaktayım. Kullanılması sakıncalı olsaydı hemen önceki cümlede güvenli olduğundan bahsedilmezdi. Sanırım sakıncalı bir durum olmamakla beraber göz ardı edilmemesi gereken bir yan etki gibi birşey. Böyle bir durumda bu bilgiyi doktorunuzla paylaşmanızı öneririm.

      Sil
  2. Mustafa bey siz bunu kaç yıldır kullanıyorsunuz?düzenli kan tahlilleri yaptırıyormusunuz?Bu gıdanın uzun süre kullanımıyla ve sonuçlarıyla alakalı bir çalışma var mı? ben bulamadım.Ben 5 aydır kullanıyorum mucize gibi bir nimet ama insanın aklına çeşitli sorular geliyor dikkat ediyorumda çörek otu kullanımında 2009-10 tarihi itibariyle patlama olmuş acaba birileri bunu pompalayıp bizi kobay yerine mi koyuyor? Çörek otunun devamlı kullanılması gerektiği 1-2 ay ara verilirse tedavi ettiği problemlerin tekrar eski haline döndüğü söyleniyor.

    YanıtlaSil
  3. Mustafa bey yukarıda yarım bıraktığım sorularımı sormaya devam ediyorum; Çörek otunun avrupa ve amerikada çok kullanıldığı söyleniliyor bu gerçekten de böyle mi oralardada uzun süre kullanımla alakalı bir çalışma var mı ben bir çay kaşığı kullanıyorum uzun süre kullanımda böbrek ve karaciğere zarar verir mi yoksa aşırı doz aşımında mı zarar verir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,

      Belki yüze yakın çalışmaya göz atmışımdır. Sadece içlerinden birkaç tanesinde beklenilen faydaya ulaşılamamıştır. Ama hiç birinde zarar görülmemiştir. Dilerseniz sizde uluslararası araştırmaların yayınlandığı şu adresten

      http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/?term=nigella+sativa

      göz atabilirsiniz. Nigella sativa çörek otunun latince adıdır. Bahsettiğiniz bir pompalama söz konusu ise bu pompalama tüm dünyada olmalı çünkü araştırmalar hep farklı farklı üllkelerde yapılmaktadır, ciddi ve bilimseldir. Ayrıca çörek otu köşe dönülmesini oldukça zorlaştıracak kadar ucuzdur ve günlük tüketilecek kadar miktarda oldukça azdır. Ben bu konuda size katılmıyorum.

      Kullandığınız miktar uzun süre kullanacaksanız yeterli. Ve sadece uzun süreli doz aşımında zarar görürsünüz. Buda edindiğim bilgilere göre böbrek ve karaciğerde yorgunluk şeklinde kendini gösteriyor.

      Ayrıca 6 ayda bir, bir kaç ay ara verirseniz daha güzel olur. Daha ayrıntılı bilgiye "uzmanlar ne dedi" adlı sayfada paylaştığım kitaptan ulaşabilirsiniz.

      İçiniz rahat olsun.

      Sil
  4. Merhaba ben çörek otunu 5 gündür kullanmaya başladım seboreik dermatit rahatsızlığım için ve vücudumdaki kaşıntı ateş basması için. Dediğiniz gibi 1 tatlı kaşığı silme kullanıyorum hatta neredeyse saydım bile 600 tane civarında geliyor 2gr. Ama üzerimde bir halsizlik bitkinlik ve mide bulantısı var son zamanlarda bu neden olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çörek otu başlangıçta böyle etkilere neden olabilir. Bu çörek otunun etki etmeye başladığının bir göstergesi olduğunu düşünüyorum. Birkaç güne kaybolur yan etkiler eğer çörek otu kaynaklıysa.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  5. Çok teşekkür ederim inşallah dediğiniz gibi olur. Peki bu saydığım rahatsızlıklara iyi geleceğine dair bilginiz var mı benim kullanmadığım ilaç gitmediğim doktor kalmadı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düzenli olarak devam ederseniz birçok faydasını görürsün Büşra. Vücudun düzene girmesi zaman alır. Özellikle çörek otu zamanla tedavi eden bir bitkidir, yavaş yavaş. 2 ayda faydalı etkilerini hissetmeye başlarsın ve en az 6 ay kullanmanı öneririm.

      Geçmiş olsun dileklerimle..

      Sil
    2. Teşekkür ederim tekrar. Allah razı olsun verdiğiniz bilgiler için. Bütün hastalara acil şifalar diliyorum.

      Sil
  6. mustafa bey ben şeker hastasıyım tip 2 olan ve kollestrol yüksek çıkıyo fakat sdaece şeker ilaçları kullanıyom ve yeme içmeye dikkat ediyom iki gün önce tahlil yaptıdım herşy normale geldi ve 3.ay bir süredir sizi takip ediyom ve bu rahatsızlıkla ilgili çörek oyu yağı aldım 2.gndrsabah aakşam 1.çay kaşığı aç karna kullanıyom fakat şeker ilaçlarımıda kullanıyom .herhangi bir zarar verirmi devam edeyimmi lütfen cevap verirmisiniz. ismet

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki şekerinizin daha çok düşmesine neden olabilir ancak bu düşük bir ihtimal. Kullanabilirsiniz diye düşünüyorum. Ancak mümkünse tohumunu çiğneyerek tüketin veya yağının yüzde yüz çörek otu yağı olduğundan soğuk sıkım olduğundan vede taze olduğundan emin olun. Çörek otu yağı bozulabilen bir yağdır. Geçmiş olsun dileklerimle..

      Sil
  7. Kemoterapi sırasında ilacın etkisini azaltır deniliyor.. İlacı aldıktan ne kadar sure sonra kullanılırsa bu etkiyi göstermez...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tedaviniz tamamlandıktan 2 hafta kadar sonra kullanmaya başlayabilirsiniz. Ayrıca güçlü antioksidan etkisi olan diğer bitkisel terkip meyvelerde ilacı etkisini etkileyebilir çörek otu gibi. Yani sadece çörek otuna has bir durum değil. Dediğim gibi 2 hafta kadar sonra başlayabilirsiniz. Geçmiş olsun dilek ve dualarıyla hoşçakalın.

      Sil
  8. Merhaba ben çörek otu kullanmak istiyorum fakat trombosit düşüklüğüne sebep olur mu bu konuda tereddütteyim

    YanıtlaSil
  9. Merhaba ben çörek otu kullanmak istiyorum fakat trombosit düşüklüğüne sebep olur mu bu konuda tereddütteyim

    YanıtlaSil
  10. Trombosit düşüklüğüne sebep olabiliyorsa kullanmamaliyim o zaman,her derde deva diye başlamıştım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çörek otunun kan sulandırıcı etkisi vardır. Trombosit düşüklüğü normale dönünceye değin kullanmanızı önermem.

      Sil
  11. Merhaba mustafa bey
    Böbrek nakil hastasıyım çörek otu yağı kullanmam beyaz hücreleri arttıracaktır. Bu durum nakil böbreğimin atmasına yol acar mı.
    Teşekkür ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Süleyman bey,

      Organ nakilli kimselerin düzenli olarak çörek otu kullanabilecekleri hakkında yeterli bilgi mevcut değil. Çörek otu bir bağışık güçlendirici bitkidir ve eğer bağışıklık bastırıcı ilaçlar alıyorsanız onların etkilerini azaltabilir. O yüzden düzenli olarak kullanmanızı öneremem. Ancak haftada bir kaç kere kullanmanızın bir zararı olmaz.

      Sil
  12. Merhaba;
    Ben çölyak hastasıyım, Prof. İbrahim Saraçoğlu hocanın videoları sebebiyle çörekotu yağı kullanıyorum 17 gündür, günde 1 yemek kaşığı sabahları aç karına içiyorum. Halsizlik olmaya başlayınca doktoruma gittim kan tahlili yaptırdım yarın çıkacak sonuçlar. Sizce çölyak için faydası ne oranda olur? Açıkçası ben faydası olacağına inanıyorum. Zafer.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Zafer,

      Aşağıda linkini paylaştığım yaklaşık 1 yıllık sürdürülen "Refrakter Çölyak Hastalığında Çörek otunun Immünomodülatör olarak rolü" başlıklı bu çalışmada düzenli olarak çörek otu kullanımı ve glutensiz diyetin, sadece glutensiz diyete göre daha iyi olduğu sonucuna varılmış. Anlatığım kadarıyla immünolojik parametrelerde azalma, histolojik (dokuda) iyileşme ve hastalık sürecini durdurma gibi faydalar elde edilmiş.

      http://www.sciencedomain.org/abstract/602

      Tam metin: http://www.sciencedomain.org/download/NjAyQEBwZg.pdf

      Yukarıdaki araştırmayı doktorunuzlada paylaşabilirsiniz. Ayrıca kullandığınız miktarın fazla olduğunu düşünüyorum. 1 yemek kaşığı yağ oldukça fazla. 1 tatlı kaşığına indirmeyi deneyin. Ayrıca çörek otuna başladığınızda halsizlik ve yorgunluğa neden olabilir ancak doktorunuza başvurmanız yerinde olmuş. Birde bulabildiğiniz en kaliteli çörek otu yağını kullanın bilindik bir marka olsun.

      Geçmiş olsun dileklerimle..

      Sil
    2. Teşekkür ederim. Söylediklerinizi dikkate alacağım.

      Sil
  13. Çocukluğumdan beri soğuk algınlığına çok açık bünyesi olan, sık sık (yazları bile) çok şiddetli sinüzit rahatsızlığı yaşayan, grip olduktan sonra çok zor ziyileşen (1-1,5 ay) bir insanım. Muhtemelen bu sorunların kökeninde kimyasal maddelere (örneğin sigaraya) alerji gibi bir alt yapı da var. Bunları yazıyorum ki, bundan sonra yazdıklarımı ona göre değerlendirin:
    Yaklaşık 2,5 yıldır (nadiren birkaç günlük aralar dışında) düzenli olarak çörekotu kullanıyorum. İlk birkaç ay yaz aylarına geldiği için çok farketmedim, ama daha sonraki dönemde hayretle nezle ya da grip olduğumda hızla iyileştiğimi farkettim. Hayatım boyunca her yıl, ağır etkili en az 4-5 sinüzit atağı yaşarken, iki buçuk yıldır henüz bir tane bile yaşamadım (sadece 4-5 kez en fazla 2-3gün süren çok hafif nezle hali sözkonusu oldu) Hatta (çok ilginç geldiği için yazıyorum) 7 ay önce uçağa bindiğimde hemen uyumuşum ve otuduğum yerin üzerindeki havalandırmanın çok şiddetli estiğini farketmemişim. Uyandığımda son derece üşümüş haldeydim, titriyordum, ağzım burnum akıyor, hapşırıp duruyordum. O kadar bitkindim ki uçaktan zor indim. Çörekotu kullanmaya başladığımdan beri böylesine hasta olmadığım için şaşkındım. Neden böyle oldum ki diye düşünürken, 8-10 gündür (yoğun koşturmalarım nedeniyle) çörekotunu kullanmayı unutmuş olduğumu farkettim. 1 saat içinde en yakın markete ulaşıncaya kadar, ne çektiğimi anlatamam, zorlukla atım atıyordum. Uzatmayayım 1 paket çörek otu alıp, ağzıma 1 tatlı kaşığı attım ve iyice çiğneyerek yedim. Ve sonra mucize gibi, 1 saat içinde inanılmaz bir hızla iyileştim, gücüme enerjime kavuştum. Bu kadar hızlı bir iyileşme nasıl mümkün olabilir anlayabilmiş değilim. Bu kadar etkili olması üzerine, "acaba toksik etkileri de var mı, karaciğeri yoruyor mu" diye zaman zaman düşünmeye başladım. Bu yazınız için çok teşekkür ederim, çok aydınlatıcı oldu. Yazıda lökosit ve trombosit sayısını düşürdüğü ortaya çıkmış olsa da, deneye alınan farelerdeki dozun, bir çay kaşığı çörek otu alındığındakine göre çok daha az olacağı da belirtilmektedir. Kişisel olarak henüz bir sorun yaşamadım (Bu arada 57 yaşımda olduğumu ve halen aktif olarak dağcılık yaptığımı, sık sık hafta sonlarında treking yaptığımı da eklemek isterim. Bu süreç içinde kondüsyonumda biraz daha artma da olduğunu da ekleyebilirim (160 cm boyuma göre 77 kğ gibi fazla kilolu, geceleri çok az uyuyan, fazlaca yemek yiyen bir insan olmama rağmen). Bu iyi halin farklı sebeplerden kaynaklanacağı düşünülse bile, en azından çörekotunun sağlığımı daha kötü hale getirmediği düşünülebilir.

    YanıtlaSil

Lütfen soru sormadan önce, sorunuzu öncelikle arama kutusunu kullanarak araştırınız. Güzel yorumlarınız içinde teşekkürler.

Yorum Kutusu