Alkolizm ve Madde Bağımlılığı

Çocuklar ve gençler okul yıllarında gördükleri eğitimle bilgilenip, kendilerini yarınlara hazırlar ve ileride işlerine yarayacak birçok deneyim kazanırlar. Ama ne yazık ki ileride onlara büyük zararı dokunacak alkol, ilaç, sigara ve uyuşturucular gibi kötü alışkanlıkların ilk adımları da bu yıllarda atılıyor. İstatistikler gençler arasında alkol ve uyuşturucu kullanımının son 50 yıl içinde büyük bir hızla arttığını gösteriyor. 1940’lı yıllarda öğrencilerin sadece yüzde 10’u alkol kullanma alışkanlığında iken 1960’lı yıllarda aynı oranda uyuşturucu kullanılır hale gelindi. Bunların büyük bir kısmını 5 defadan fazla kokain kullananlar oluşturmaktaydı. 1980’li yıllara gelince 13 – 17 yaş arasındaki gençliğin yüzde 70’inin sık sık alkol aldığı görülmekte.

Alkolizm

Alkolizm
Alkolizm
Alkolizm en yaygın ve en tehlikeli bağımlılıklardan biridir. Aşırı alkol almak kişinin sadece bedensel ve ruhsal sağlığını bozmakla kalmayıp, bu alışkanlığa sahip olan kişinin iş ve sosyal çevresi ve özelliklede ailesinin yaşamını son derece olumsuz etkilemektedir. Bununda ötesinde toplum sağlığı ve güvenliği içinde ciddi bir tehlikedir alkol.

Ölümle sonuçlanan trafik kazalarının yarısından fazlasının alkollü sürücüler tarafından yapıldığı biliniyor. Suçluların yüzde 40 – 50 arası alkol almış insanlardır. Çocukların aile içinde karşılaştıkları kötü muamelede alkolün rolü yüzde 70’lere kadar çıkmaktadır. Alkolizmin toplumsal yaşamın en büyük düşmanlarından biri olduğu kesindir.

Peki alkolizmin nedenleri nelerdir?

Bu konudaki teorilerden biri alkolikliğin kalıtsal olduğunu savunur ayrıca olumsuz sosyoekonomik şartlarında bu eğilimi körüklediği kabul edilir. Bu görüş benimsenirse alkolikler sadece kendilerine ve yaşadıkları çevreye değil ayrıca bir sonraki nesle de damgalarını vurmaktadırlar. Bir sonraki neslin alkole hassas oluşu 3 nedene bağlanmaktadır. Bunlar:

  • Özel bazı enzimlerin varlığı,
  • Sinir Sisteminde oluşan özellikler,
  • Özel bir endorfin salgısı.

Aslında neden her ne olursa olsun sonuç şudur ki; alkolik bir babanın çocuklarının da alkol bağımlısı olması ihtimali, alkolik olmayan babaya göre 4 kat fazladır. Alkol bağımlısı anneler ile ilgili benzer bir çalışma yoktur.

Alkolizmin tanımı gibi nedenleri de belirsizdir. Kalıtsal ve fiziksel bir bozukluk, bunalıma karşı sonradan edinilmiş bir tepki, toplumsal güçlüklere karşı geliştirilmiş kötü bir alışkanlık, yada bütün bu etkenlerin bileşimi alkolizmin nedenleri arasında sayılabilir. Kişilik sorununun alkolizme sebep olmasından çok alkolizmin kişilik sorunlarına neden olduğuna inanlarda vardır. Alkolizmi kişilerin toplumsal yaşamın değişikliklerine ayak uyduramamasının bir sonucu olarak gören sosyolojik görüşte ağırlık taşımaktadır.

Alkolizmden kurtulma yollarındaysa ruhsal destek ve unsurların rolü inkar edilemez. Tedavinin başarısı kişinin kendisini hasta kabul edip tedaviyi kabullenmesinde yatar. Alkol bağımlılığının tedavisi genel olarak üç aşamadan geçer.

  1. İlk olarak bağımlılığı terk ve zehirden arındırılma,
  2. Sonra rehabilitasyon,
  3. Ve son olarak da tedaviyi takip.

Örneğin Moris. Moris klinikten bir süre önce çıkmış. İçki alışkanlığının temelleri gençlik yıllarına dayanır. 15 yaşında evini terk etmiş ve büyük şehrin hayatına karışmış. 15 – 20 yaşları arasında gündüzleri çalışıp gece derslerini takip etmiş. Bu dönemde Moris işte çıkıp okula gidinceye kadar her akşam 5 şişe bira içmeyi adet edinmiş. 39 yaşına geldiğinde bu alışkanlığı günde 12 şişe bira ve 1 ufak şişe roma kadar artmış.

Alkol ve Beyin Arasındaki İlişki
Alkol ve Beyin
Arasındaki İlişki
Alkol fizyolojik olarak ilk önce merkezi sinir sistemini etkiler. Araştırmacılar alkoliklerin endorfin salgısının alkol almaya başladıkları andan itibaren arttığını saptamışlardır. Bu hormon morfin gibi zevk verici bir etkiye sahiptir. Alkol bağımlısı bu zevk duygusunun devamı ve artması için içmeye devam eder. Ve bir kısır döngünün içine girer. Bu döngü içindeki kişi için artık alkol almayı durdurmak imkansız hale gelir.

Morisdede alkol bağımlılığının tipik belirtileri görülmüştür. Koordinasyon bozukluğu yavaşlayan ve zayıflayan refleksler, olur olmaz konularda uzun uzun ve anlamsız konuşmalar, sıcak ve soğuk havaya tahammülsüzlük.

Alkolün Beyin Nöronları Üzerindeki Etkisi
Alkolün Beyin Nöronları
Üzerindeki Etkisi
Alkol almanın kronik hale gelmesinin sayılamayacak kadar çok olumsuz etkisi vardır. Nöronlar ve beyin hücreleri yıkıma uğrar, hücre zarları sertleşmesi sonucu beyini besleyen moleküllerin hareketinde zayıflama olur. Bunların sonucunda nöronlar ölür ve beynin işlevlerinde bir zayıflama kaçınılmaz hale gelir. Hafıza giderek zayıflar. Kronik alkolizmde giderek görünen beslenme bozukluğu alkoliğin durumunu daha da kötüye götürür. Vücut beyin fonksiyonları için gerekli vitamin ve proteini almamaya başlar. Örneğin tiamin eksikliği ile edinilen akut organik bir beyin hastalığı olan Wernicke-Korsakoff sendromu sonucu zihin bulanıklığı, anlama güçlüğü, göz kaslarında güçsüzlük ve felç görülür.

Alkolizm ve Karaciğer Sirozu
Alkolizm ve Karaciğer Sirozu
Alkolün en bilinen komplikasyonlarından biride siroz hastalığıdır. Bu hastalıkta karaciğer dokusunun yerini lifsi bağ doku ve doku yumrularının alması sonucu karaciğer işlevlerini yerine getiremez. Özellikle toksinleri atamadığı için kan zehirlenmesi kaçınılmaz hale gelir.

Aşırı alkol alımına birde vitamin eksikliği eklenirse kaslar ve hücreler yıkıma uğrar ve bunun kalp yetmezliğine kadar giden sonuçları olur. Giderek zayıflayan kalp kasları vücuda yeterince kan pompalayamaz. Fazla alkolün yağa dönüşmesi sonucu kan damarlarının kalbin atar ve toplar damar cidarları yağlanır. Bunun sonucu damar sertliğidir.

Alkolizm ve Mide Ülseri
Alkolizm ve Mide Ülseri
Aşırı alkol alma sonucunda gastrit, midenin mukoza zarı iltihaplanması ve sonuçta ülser bile söz konusudur.

Aşırı alkol bağışıklık sistemini de zayıfladır. Alkol akyuvarların düşmanıdır ve azalar akyuvarlar vücudumuzun koruyucu bağışıklık sisteminin zararlı unsurlarla mücadele gücünü azaltır.

Aşırı alkol kullanımının olumsuz birçok sonucu vardır. Bunlardan biride geçicide olsa hafıza kaybıdır. Belli bir dozdan sonra kişi neyin olup bittiğini hatırlayamaz. İnsan hafızasını yok eden bir alışkanlığın diğer organlara yaptığı tahribatı bir düşünün.

Alkolizmin habercisi olan bir çok belirti vardır. Çevrenizdeki bir kişide aşağıdaki özellikleri görürseniz, ona yardımcı olmanız çok önemlidir. İşte bu belirtilerden bazıları:
  • Alkol içmede giderek artan bir ritim,
  • Ruh halinde uçta değişiklikler,
  • El titremesi,
  • Çalışma hayatı, sosyal etkinlikler ve aile yaşamına ilgisizlik,
  • İçki içmenin sorun oluşturmayacağı iddiası ve bu konunun konuşulmasına gösterilen aşırı tepki,
  • Kokain, Marihuana ve Madde Bağımlılığı

Bu klot. Oda bir bağımlıydı ama alkole değil kokaine. Bu bağımlılığın ona maliyeti 2000 doları aşıyordu. Aslında ilk başlarda arkadaşlarıyla sırf zevk olsun diye kokain içiyordu. İlk beş yıl haftada bir kere ile yetindi. Ama giderek kokainin pençesine düştü. Önce günde bir sonra bir kereye bindirdi işi. Sonunda bu bağımlılıktan kurtulması gerektiğini anladı. Yaşama bağlılığındaki güç bu bağımlık duygusunu en sonunda yenmişti.

Kokain ve Beyne Etkileri
Kokain ve Beyne Etkileri
Kokainde merkezi sinir sistemini etkileyen bir uyarıcıdır. Doğrudan beynin zevk alma merkezine hitap eder. Kokaini ilk kez kullananlar bir süre zindeleştiklerini zannederler. Kişinin kendine güveni artar ve yapamayacağı şey yoktur gibi gelir artık. Ama kokain bir süre sonra dürtüleri beyne ulaştıran sinirleri yıkıma uğratmaya başlar. Sinirsel dürtüler hissedilmez. Bu andan itibaren de zindelik yerini durgunluğa ve toplumsal yaşamdan uzaklaşmaya bırakır. Kısa süren zevkli günlerin yerini mutsuzluk ve yalnızlık almıştır artık.

Kokainin Kalp ve Nabız Üzerindeki Etkileri
Kokainin Kalp ve
Nabız Üzerindeki Etkileri
Kokainin herkes tarafından bilinmeyen etkilerinden biride şudur. Her nefes çekişte kalp atışları aniden hızlanır. Zamanla ciddi kalp sorunlarıyla karşılaşılması ihtimalini kuvvetlendirir. Yüksek tansiyon, kalp atışlarında düzensizliğin yanı sıra kalp krizi ve beyin kanamasına çıkartılan açık bir davetiye halini alır bu bağımlılık. Kokainin başka yan etkileri de vardır. İştah kaybı, uykusuzluk ve doz arttıkça ihtilaç (çırpınma) bunların arasındadır.

Bağımlılıktan kurtulma ve kokaini bırakma günlerindeyse tepkiler tam tersidir. Damarlar ani tansiyon düşüklüğüne neden olacak şekilde genişler, kalp atışları normalin altına düşebilir. Vücutta aşırı bir yorgunluk, tükenmişlik hali belirir ve bağımlı sadece bir şeyler yemek için uyanıp sonra tekrar uykuya dalar.

Marihuanada bilinen 400 kimyasal madde vardır. Ana maddesi ise THC. THC en çok beynin çalışmasını etkiler. Kısa süreli olarak hafızamızı ve dikkatimizi hatta öğrenme yeteneğimizi bile yok eder. Sigarada olduğu gibi marihuananın içe çekilmesi ciğerleriniz, kalbiniz, cinsel yaşamınız ve bağışıklık sisteminize zarar verir. İçindeki kimyasal maddeler bir ay süreyle vücudunuzda kalır.

Kokain bağımlılarının çoğu marihuana yada haşhaş gibi kısmen yumuşak uyarıcılarla yola çıkarlar. Bunların ufak dozlarda alımı başlarda büyük sorunlar oluşturmayabilir. Ama vücudun fiziki yada ruhsal zayıf bir anında ciddi psikiyatrik sorunlara bir başlangıçtır.

Alkol bağımlılığının tedavisi kanın temizlenmesiyle başlar. Alkolün bırakılmasından birkaç saat sonra bırakma sendromları görülmeye başlanır ve 2 ila 5 gün boyunca devam eder. Titreme, yüksek nabız, terleme ve mide bulantısıyla geçer bu dönem. Uzun bir alkol bağımlılığından sonra başlatılan tedavinin 3 yada 4. gününde deliryum tremens adıyla bilinen belirtiler görülür. Nabız hızlanır, tansiyon yükselir, aşırı terleme bağımlıyı koma haline kadar taşıyabilir ve bu nedenle tedavi daima tıbbi gözetim altında uygulanmalıdır.

Kokaini terk etme farklıdır. İlk başlarda bağımlı çok halsizdir ve sadece yiyecek ve uyuyacak kadar enerjisi vardır. 2 gün sonra kokain alma duygusu canlanır ve dayanılmaz bir arzu halini alır.

İster alkol olsun ister kokain, vazgeçmek ve kullanımı bırakmak işin başlangıcıdır. Eski bağımlıya iş yaşamında toplumda ve aile çevresinde eski yerini alması konusunda da yardımcı olmak gerekir. Büyük bir gayret ve kararlılık ister ancak alkol ve uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak mümkündür.


2 yorum:

  1. Peki ilacı yokmu neyapalim

    YanıtlaSil
  2. gerçekten kurtulmak isteyenler ankara keçiörende elif hnm'ı arayabilirler. tıp merkezinde çip takıyorlar ve kesin çözüm oluyor.
    vücuduna çip taklınca bir daha uyuşturucu kullanamıyorunuz. çünkü keyif almıyorsun uçmuyorsun miden bulanıyor öğürüyorsun daha bisürü bisürü şey
    oluyo ama uyuşturucu beklediğin etkiyi yapmıyor!!! elif ablanın numarası 546 5664869 bana yardımcı oldu sizede olacak...
    Allah yardımcınız olsun.

    YanıtlaSil

Lütfen soru sormadan önce, sorunuzu öncelikle arama kutusunu kullanarak araştırınız. Güzel yorumlarınız içinde teşekkürler.

Yorum Kutusu