Uyku Bozuklukları

Uykusuzluk, İnsomnia
Uykusuzluk, İnsomnia
Derin ve güzel bir uyku; zinde, yenilenmiş, enerji dolu bir güne başlamanın en önemli gereğidir. Uyku sağlığın hem mimarı hem de ölçüsüdür. Uyku sorunu olmayanlar bunun kıymetini bilmeyebilirler ama devamlı olarak uykusuzluktan yakınanlar deliksiz bir uykunun kıymetini çok iyi bilir.

Örneğin Robert kronik uykusuzluktan şikayetçi. Zaman zaman uyku ilacı aldığı halde bu derdine tam bir çare bulunamıyor. Uykusuz geçen gecelerin sabahları yorgunluk, gerginlik ve işine yoğunlaşamama sorunlarıyla başlar.

Luizin durumu ise tam tersidir. O gece gündüz uykuludur ve her fırsatta uyuklar. Kol ve bacaklarında güçsüzlük hatta geçici ferç durumu bile söz konusudur. Luizin durumu ender rastlanan, gün boyu uykuya dalma eğilimindeki narkolepsi halidir.

Robert ve Luiz gibi uyku bozukluklarından yakınanlar toplumun yaklaşık yüzde 15’idir. Şikayetlerinin ağırlığı ve seyrine göre günlük iş ve aile yaşamlarında ciddi sorunlarla karşılaşmaktalar. Tek istekleri geceleri düzenli bir uykuya sahip olmaktır.

Uyurken ne olur?

Uyku sırasında hem fiziksel hem zihinsel olarak dinlenir, yenileniriz. Bu sırada beyin normalden fazla gelişme hormonu salgıladığı için hem çocuklarda hem de yetişkinlerde protein sentezi artar. Protein sentezi hücrelerimizin bölünme, yenilenme ve çoğalma sürecine katkıda bulunur.

Uyku sırasında gördüğümüz rüyalar canlı, çarpıcı, görsel ve işitsel varsanılanlarla ortaya çıkan yaşantıdır ve çoklukla gerginlikleri azaltıcı bir etkisi vardır. Kanıtlanmamakla beraber uyku sırasında hafıza bir bilgisayar gibi çalışmaya devam eder. Bu öğrendiklerimizi beynimize yerleştirmek için gereken çok yararlı bir süreçtir. Bütün bunlar yaygın bir inancın aksine uykunun aslında aktif ve karmaşık bir süreç olduğunu gösterir.

Uykunun Aşamaları

Uykunun Birinci Aşaması ve Beyin Dalgaları
Uyku 1. Aşama
İlk aşama kendinden geçme halidir. Bu, sağlıklı bir insan yatağa girdikten en geç 10 – 15 dakika sonra başlar. Kişi gevşemiş ve uyuklayan bir hale girmiştir. Ama henüz kelimenin tam anlamıyla uyumamıştır. Beyin dalgaları, solunum ve nabız zayıflar. Her türlü düşünce ve görüntü yavaş yavaş yok olur.

Uykunun İkinci Aşaması
Uyku 2. Aşama
İkinci aşama kişi uykuya daldıktan birkaç dakika sonra başlar. Bu hafif uyku halinde beyin dalgalarının hareketi daha da yavaşlar.

Uykunun Üçüncü Aşaması
Uyku 3. Aşama
Bunları takip eden 15 ila 40’ncı dakika arasında üçüncü aşama başlar. Bu derin uyku haline girme aşamasıdır. En sağlıklı ve en dinlendirici aşamada budur. Bu aşamada delta dalgaları da denilen beyin dalgaları çok geniş kavisler çizer.

Uykunun Dördüncü REM Aşaması, Hızlı Göz Hareketlerinin Görüldüğü Aşama
Uyku 4. Aşama.
(REM)
Son olarak uykuya dalmayı takip eden 70 ve 90’ncı dakikalar arasında bilim dilinde REM olarak adlandırılan dördüncü aşama gelir. Bu aşamada beyin dalgaları hızlanarak, uyanık olduğumuz çalışma şekline döner. Eğer bu sırada bir nedenle uyandırılırsak hiç uyku sersemliği çekmeden kendimize geliriz. Rüya gördüğümüz dönem bu dönemdir. Bu dönemde tüm vücut adalelerimiz hareketsiz bir durumdayken sadece göz bebeklerimiz hızlı bir hareket halindedir ki bu döneme bu nedenle REM (Rapid Eye Movements) yani Hızlı Göz Hareketleri dönemi adı verilmiştir.

Bu dört aşama 90 dakikada sona erer. Ve bir gecede 5 yada 8 kez tekrarlanır. Bu dönüşüm günlük yaşantımızın ritmini de etkiler. Her birimizin içimizdeki biyolojik saate göre ayarlanmış bir uyku şablonu vardır. Kimilerimizin erkenden yatması kimilerimizin de gece kuşu olması bu farklı biyolojik saatten ileri gelir.

İnsomnia

En yaygın uyku bozukluğu insomnia da denilen uykusuzluktur. Toplumun yaklaşık yüzde 10’unu etkiler. Hekime başvuran insanların yüzde 17’si bu hastalıktan şikayetçidir. 60 yaşını aşkın nüfusun toplam nüfus içindeki yeri yaklaşık yüzde 15 iken, uyku ile ilgili şikayetlerden dolayı bu kişiler toplam sakinleştiricilerin yüzde 39’unu tüketmektedir.

Gerginlik halinde herkes uyku uyumakta güçlük çeker. Uykusuzluk sonucu vücutta bir bunaltının başlaması sorunun ciddiyetini ortaya koyar. Bazıları da yatak odası karanlık ve yatma durumunda olmayla ilgili fobiler geliştirmişlerdir. Uykusuzluk ruhsal sorunların bir sonucu da olabilir. Gece uykusuzluğunu gün boyunca yapılan şekerlemelerle gidermeye çalışmaksa durumu kötüleştirmekten başka bir işe yaramaz. Uykusuz kişiler uyku ve uyanıklık zamanlarını belirli tekniklerle ayarlamalıdırlar. Bu konuda yapılması gereken ilk şey yatak odası, yatak ve uyku mevhumlarını bir araya getirmektir. Burada Robert yatak odasında televizyon seyretmekle hata ediyor.

Narkolepsi

İşte Uyuklama ve Narkolepsi
İşte Uyuklama ve Narkolepsi
Robertin aksine Luizin aşırı uykulu olmak anlamına gelen narkolepsiden şikayetçi olduğunu biliyoruz. Bütün bir gece deliksiz bir uyku çekmesine karşın Luiz gündüzleri de uyuma ihtiyacı duyuyor. Öyle ki hiç beklenmedik bir anda ve bir işle meşgulken bile aniden uykuya dalması olağan bir hal almış. 5 – 10 dakikalık uyuklamadan sonra hiçbir şey olmamış gibi uyanır. Ne var ki 2 saat sonra bu tekrarlanır.

Katapleksi

Çok sevindirici yada çok üzücü aşırı duygusal bir olaydan sonra Luizin tüm hareket yeteneklerini yitirdiği anlar oluyor. Katapleksi denilen bu durumda bilinç açık olmasına karşın hareket etme ve konuşma yetileri tamamen kaybolur. Genelde birkaç saniye süren bu durumun 25 – 30 dakikaya kadar uzadığı hallerde olabilir.

Narkolepsi yaklaşık 2000 de 1 kişide rastlanılan oldukça ender bir hastalıktır. Tanı özel bir uyku laboratuvarında konulur. Hastalığın REM uykusu ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Uykunun bu aşamasında bir çeşit felç durumu ortaya çıkmakta ve rüya sırasında kol ve bacaklarda paralize durumu oluşmaktadır. Luiz gibi hastalarda bu paralize durumu gündüz uyanık olunan saatlerde de tekrarlanmaya başlar.

Uyku Apnesi

Narkolepsiden daha sık rastlanılan uyku hastalıklarından biride uyku sırasında geçici olarak soluk almanın durmasıdır. Yetişkinlerde yüzde 1 olan bu oran, 60 yaşın üstünde olanlarda yüzde 30’a kadar yükselir. En tehlikeli uyku hastalıklarından sayılan ve bilimsel adı apnea olan ve uyku apnesi olarak bilinen bu hastalık hiç küçümsenmeyecek bir oranda solunum durmasıyla sonuçlanabilir. Hastanın yaşamını büyük çapta etkileyen bu hastalık, zamanla zihinsel fonksiyonların durmasına da yol açabilir. Hastalık daha çok aşırı kilolu erkeklerde kendini gösterir ve horlamanın sonucu ciddi sorunlar getirebilir. Hastalığın iki türü vardır.

Merkezi Uyku Apnesi

Bu türde hastalık uyku sırasında solunumu kontrol altında tutan beyin hücrelerindeki bir arızadan kaynaklanır.

Tıkayıcı Uyku Apnesi

Apneanın bu türünde ise solunum yollarının daralması yada solunumu önleyecek şekilde tıkanması sonucu oluşur ki bu anatomik bir arızadan yada aşırı yağlanmadan ileri gelir.

Parasomnia

Uyku bozukluklarının daha bir çok şekli vardır. Bu bozuklukların bazıları parasomnia adı altında toplanır. Her 100 kişiden 5’inde bu grup hastalıklardan birine rastlanır. En sık rastlanılanları, uyurgezerlik, kabuslar görme, dişlerin gıcırdatılması ve uykuda idrar olarak sayabiliriz.

Uyurgezerlik

Uyurgezerlik daha çok çocuklarda rastlanılan bir durumdur. Uykunun REM aşamasında olmadığı için rüya ile ilişkilendirilmez. Normal olarak tehlikeli bir durum değildir ama gezinilen yerlere göre zaman zaman tehlikeli olabilir. Genel inancın aksine uyurgezeri uyandırmakta bir sakınca yoktur. Genellikle yaşın ilerlemesiyle gerileyen bir durumdur. İlerleyen yaşlarda devam etmesi halinde ilaç tedavisi yada hipnoz yöntemi kullanılabilir.

Düzenli aralıklarla uyumak vücudun sağlığının korunmasına ve uyumluluğun yardımcıdır. Aslında her bünyenin azda olsa birbirinden farklı bir uyuma ritmi vardır.

İyi ve rahat uyumak için bazı ipuçları

  • Açken uyumak zordur. Ancak dolu bir midede uykuya zarar verdiği için en iyisi ufak tefek bir şeyler atıştırmaktır.
  • Yatmaya yakın saatlerde içilen kahve kesinlikle uykuya zarar verir ve ilerleyen yaşlarda bu olumsuz etki daha da artar.
  • Uyku apnesinden şikayetçi olan hastalarda alkolün tehlikeli sonuçları olabilir.
  • Geceleri sigara içmemeye özen gösterilmelidir. Unutulmamalıdır ki nikotin merkezi sinir sistemi için kuvvetli bir uyarıcıdır.
  • İyice dinlendiğinizi hissedinceye kadar uyuyun ama yatakta da fazla oyalanmayın. Yatakta çok uzun süre kalırsanız, bu yanlış uyku alışkanlıkları edinmenize neden olabilir.
  • Her gün aynı saatte uyanmak içinizdeki biyolojik saatin düzenli çalışması açısından yararlıdır.
  • Vücut egzersizlerinizi düzenli ve aşırı yorgunluktan kaçınarak yapın.
  • Uyuyamayacağınızı hissederseniz, yatakta dönüp durmaktansa kalkıp bir süre başka bir şeyle meşgul olmayı deneyin.
  • Uyumama endişesiyle uyumaya çalışmakta uykusuzluk nedenlerinden biridir.

Uyku sağlıklı yaşamın çok önemli bir parçasıdır. Uykusuzluğu hafife almayın, sonunda ciddi sorunlarla karşılaşıp uzun tedavilere muhtaç kalabilirsiniz. Robert ve Luiz gibi her 7 kişiden 1’i kronik uykusuzluktan şikayetçidir. Rahat bir uyku uyumak onlar için büyük bir özlemdir. Alınacak basit önlemlerle düzenli bir uyku ve sağlıklı bir vücuda sahip olabilirsiniz.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Lütfen soru sormadan önce, sorunuzu öncelikle arama kutusunu kullanarak araştırınız. Güzel yorumlarınız içinde teşekkürler.

Yorum Kutusu