Çörek Otu ve Uzman Görüşleri


Dr. Ahmet Toptaş
: "Yüksek tansiyon, yaşlılık, şeker hastalığı, yüksek kolesterol, fazla kilo, romatizma, astım, alerji ve diğer kronik hastalıklara maruz kalanlar derdinizin devası çörekotunda..." dedi.


Selçuk Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Kimya Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Uslu, çörek otunun bağışıklık sistemini güçlendirip vücudu kanser ve gribe karşı koruduğunu, kansere yakalananların tedavisine ise yardımcı olduğunu söyledi.


Prof. Dr. Metin Özata: "Çörek otu tohumu (Nigella Sativa seed) ile farelerde yapılan çalışmalarda kan şekeri üzerine etkili olduğuna dair çalışmalar vardır. Ancak insanlarda henüz bu konuda bir çalışma yapılmamıştır. Çörek otu yağında bulunan TQ ile yapılacak klinik çalışmalar ile faydalı etkilerinin insanlarda da olup olmayacağının araştırılması gerekmektedir. Bununla birlikte günlük diyette çörek otuna yer vermek de faydalı olabilir." dedi.


Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, keten tohumu, çörek otu, nar çekirdeği, üzüm çekirdeği, ceviz ve fındık yağından günde bir kaşık tüketilmesinin, damar sertliğinin gelişmesini önlediğini bildirdi.



Prof.Dr. Erkan TOPUZ Çörek otunun yararlı etkisinden faydalanmak için çörek otunu mutlaka öğütüp toz şeklinde tüketmelisiniz diye önermektedir.


Prof. Dr. Menşure Özgüven: "Son yıllarda, çörekotunun anavatanı olan ülkemizden dışalım talepleri bulunmaktadır. Ancak batılı ülkelerde -yanlış bilgilerle- Mısır’dan temin edilen çörekotunun kaliteli ve tıbbî değeri olan Nigella sativa olduğu düşünülmekte ve tıbbî değeri olmayıp floristik amaçla kullanılan Nigella damascena, yani Şam çörekotu Türk çörekotu olarak adlandırılmaktadır." dedi.


Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Timurkan, çörek otunun Uterus kanserlerine etkilerini in vitro ve in vivo olarak araştırdıklarını ve çörek otunun ilgili kanser modelinin tedavisinde etkili olduğunu ortaya koyduklarını belirtti.


Yüzüncü Yıl Üniversitesi(YYÜ) Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Halit Demir, çörek otunun özellikle diyabet hastalığında önemli etkiye sahip olduğunu belirterek, çörek otunun diyabet hastalarında glikoz düzeyini düşürdüğünü, insülinin etki ettiği ve yapıldığı pankreas hücrelerini iyileştirdiğini kaydetti. Demir, çörek otunun, sürekli alkol alan kişilerde oluşan mide gastritinin iyileşmesinde de önemli etkiye sahip olduğunu, bu bitkinin vücuda giren ve zarar veren ağır metallerin etkisinin azaltılmasında da yarar sağladığını vurguladı.

Dr. Elif Güveloğlu: Çörek otunun bağışıklık sistemini düzenlediği binlerce yıldır bilinir. Öyle ki bağışıklık sisteminin az çalışması kadar fazla ve kontrolsüz çalışması da sorun yaratır ve bağışıklık sistemimizin kendi organizmamıza zarar verdiği (kendine bağışıklık) otoimmün hastalıklar ortaya çıkarlar. Birçok romatizmal hastalık, bazı böbrek hastalıkları, behçet hastalığı, sedef, vitiligo, şeker hastalığı ve bazı karaciğer hastalıkları otoimmün hastalıklardır. Çörek otu bağışıklık sistemini dengeleyip tekrar gerektiği kadar çalışmasını sağlar ve birçok oto immün hastalıkta fayda sağlar. İnsandaki lenf hücreleri olan akyuvarlardaki kök hücre faaliyetlerini ve doğal savaşçı hücre sayısını artırır ve buna bağlı virüs öldürücü etkisi mevcuttur.

Ayrıca yine bu kaynakta çörek otunun özellikle sarımsak ile biklikte kullanıldığında immunomodulatör yani bağışıklık sisteminin fazla ve anormal çalışmasını önleyerek, düzenlediğinden bahsedilmiştir.



Radyoloji uzmanı Dr. Mehmet Kılınç, bronşiyal astım kaynaklı alerjik rahatsızlığını taze öğütülmüş çörekotu tüketerek atlattı. Astım hastası olan ağabeyi de bu yöntemle rahatlarken, 4 ve 8 yaşındaki çocukları da günlük daha az miktarda çörekotu kullanıyor.



Homeopati ve aroma tedavi üzerine araştırmalar yapan İbrahim Gökçek, anavatanı Türkiye olan çörekotu, sarımsak, altın başak otu, hayıt, çay, şerbetçiotu, kılıç otu, çarkıfelek gibi bitkiler hakkında Avrupa ve Amerika`da yüzlerce kitabın bulunduğunu belirterek, sadece Almanya`da çörekotu hakkında 13 kitabın varlığından söz ediyor.


Uz. Dr. Ahmet Selim Hasözler: "Gaz sancısının tam tedavisi olmadığı için bazen ailelere bitkisel çaylar bile önerdiklerini anlatan Hasözler, "Çörek otu, rezene, papatya, anason çayı içirmelerini öneriyoruz ki, bunlar da sindirimi kolaylaştırdığı için kısmi rahatlama sağlıyor." dedi.





Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Lütfen, adınızı belirtmeyi unutmayın !
Yaşanan yoğunluk sebebiyle sorularınız hafta sonları yanıtlanabilecektir.