Alkolün Zararları

Alkol, Alkolizm, Alkolün Etkileri, İçki, Sarhoş, Çift görme
Alkolün Etkileri, Şarhoşluk
Yaşamın yorucu ve gerginlik verici temposundan sonra dinlenmek için çoğumuz bir kadeh içki içmeyi alışkanlık haline getirdi. Alkol sanki kendimizi daha rahat hissetmemize yardımcı olurmuş gibi. Ne var ki bu son derece zararlı bir alışkanlık. Kısa bir sürede bolca alınan alkol sarhoşluğa, kontrolümüzü kaybetmeye, zehirlenmeye hatta ölüme kadar götüren tehlikelere yol açar. Genellikle zararsız olarak kabul edilen dozdaki alkolün bile beden ve ruh sağlığımıza küçümsenemeyecek zararları olduğu bir gerçek.

Alkolün Vücudumuzdaki Etkileri

Yediklerimiz gibi içtiğimiz alkolde sindirim yolunu takip ederek hazmedilmek üzere mideye gider. Ancak alkol molekülleri çok ufak olduğu için mide cidarı alkolün yüzde 20’sini emerek doğrudan kana karıştırır. Kalan alkol midedeki besinlerle karışıp kısmen sindirildikten sonra ince bağırsaklara geçer ve alkolün geri kalan yüzde 80’ide süratle burada kana karışır. Kan alkolü vücudumuzun diğer organ ve dokularına taşır. Ancak bu doku ve organlar alkolün kendilerine zarar vereceğini bildiklerinden süratle ondan kurtulma gayretine girerler.


Alkolün yüzde 85’i karaciğerde kimyasal değişimlere uğrar. Yüzde 15’i diğer organlar tarafından yakılır. Vücudun alkolden kurtulma süresi belirlidir. 70 kg ağırlığındaki bir insanın vücudu aldığı normal alkolü 2 saat içinde atar. Ancak içilen alkolün miktarı vücudun temizleme hızını aşınca kandaki alkol miktarı artmaya başlar.

Bu artışın sürati bazı değişkenlere bağlıdır. İçki içmeden önce yada içki içilirken yenilen besinler alkolün hafiflemesini sağlarken, boş mideye içilen alkol büyük bir süratle kana karışır. Ayrıca içkiyi içen kişinin vücut ağırlığı da önemli bir etkendir. Dokularımızın yüzde 70’i sıvıdan oluşmaktadır. Şişman bir vücudun aldığı alkolü bu sıvı ile kısmen de olsa sulandırması alkolün etkisini de hafifletecektir.

Şimdi kana karışan alkolün vücuttaki etkilerine bakalım. Genellikle önce hafif bir sıcaklık hissedilir. Bu arada yüzde hafif bir kızarmada olabilir. Bunun nedeni alkolün kılcal damarları genişletip akan kan miktarını artırmasıdır. İlk anlardaki uyandırıcı ve canlandırıcı etkisi kısa bir süre içinde tam tersine durgunluk verici bir etkiye dönüşür. Beyinin hareketlerimizi kontrol eden bölümünün çalışmasını zayıflatıp etkisi altına alır. Pek çok kişi bir iki kadeh içtikten sonra hiçbir zaman yapmayacağı hareketleri yapmaya, söylemeyeceği sözleri söylemeye başlar.

Kandaki alkol miktarı artmaya başlayan bir kişinin içkiye devam etmesi beyindeki etkiyi de artırır. Bunun sonucu uyumlu hareket etme yeteneği giderek kaybolur. Kişinin konsantrasyon yeteneği giderek azalır. Konuşmasında bozukluklar başlar. Hareketlerinde duygusallık artar. Bu safhada kişi kontrolü kaybetmekte olduğunu anlayamaz. Ve sonunda kendinden geçer ve sızar. Bütün bunlar son derece kötü olmakla beraber daha da kötüsü kandaki alkol oranı yüzde 1,5’u geçerse kalp yada solunum yetersizliğinden kaynaklanan hayati tehlikeye neden olmasıdır.

Şuana kadar anlatılanlar aşırı alkolün o anki etki ve zararlarıdır. İçkiden sonra karaciğer kandaki alkolü temizlemeye devam eder. Vücut fonksiyonları yavaş yavaş normale döner ve kişi kendine gelir. Ama hepsi bu kadar mıdır? Alkolün uzun vadeli etkileri yok mudur?

Alkol, Alkolizm, İçki
İçki
Tıbbi araştırmalar vücut ağırlığıyla orantılı bir alkol sınırı olduğunu göstermektedir. Yaklaşık 70 – 75 kiloluk bir erkek için 24 saat içinde alınan içkinin 3 kadehten fazla olmaması gerekir. 50 – 55 kiloluk bir kadın için bu miktar 2 kadehtir. Kadehten maksat 1 şişe bira, 1 kadeh şarap veya 25 – 30 santilitre damıtılmış içkidir.

Günümüzde milyonlarca insan bu sınırların üzerinde alkol almakta ve bunların büyük kısmı fark etmeden alkole bağımlı hale gelmektedir. Onların günlük yaşam biçimi ve programları yemekten önce bir kokteyl, yemek sırasında birkaç kadeh ve beklide yemekten sonra bile içkiye devama göre ayarlanmıştır. Bu kişiler içki içmeye devam ettikleri sürece bağımlılıklarının fazla farkına varmazlar. Ama bir anda içkiyi bırakırlarsa hastalanırlar. Bu hale içki bırakma belirtileri (yoksunluk sendromu) deriz. Mide bulantısı, aşırı sinirlilik, titreme, terleme ve uykusuzluk bu belirtiler arasındadır. Kişi bu belirtilerin alkol bağımlılığının bir sonucu olduğunu fark etmez. Ama onun vücudu normal sınırların üzerindeki alkolden ötürü ciddi bir takım sorunlarla karşı karşıyadır.

Alkolden en çok ve ilk etkilenen organımız karaciğerdir. Alkolü kimyasal bir değişimle zararsız hale getirme görevini üstlenen karaciğer sürekli içilen alkolün odak noktasıdır. Karaciğer önce yağlanır, sonra sarılık olur sonunda siroza yenik düşer.

Karaciğerin yağlanması hastalığın önemli ama tedavisi mümkün olan bir safhasıdır. Ancak içki bırakılmaz ve gerekli önlemler alınmazsa alkole bağlı hepatit yada sarılık dediğimiz dönem başlar. Bu halde karaciğer iltihaplanıp büyümüştür. Bu hastalıkta karaciğer hücreleri ölmeye başlar, genellikle sarılık olur. Karaciğer vücuttaki artıkları süzme gücünü kaybetmeye başlamıştır. Siroz döneminde sağlıklı hücreler yaralı dokular halini alır. Bu iç kanamalara vücutta aşırı su birikimine ve ölüme kadar gider.

Uzun süre içilen içkinin sindirim sisteminin diğer organlarına dolaylı dolaysız zararları vardır. Yemek borusunda kusmaktan kaynaklanan yırtıklar görülebilir, mide ülserine yol açabilir, pankreasın iltihaplanmasına neden olabilir, bazı besinlerin ince bağırsaklarda sindirilmesini güçleştirebilir, yediklerini gereğince ve yeterince sindiremeyen vücutta beslenme eksikliklerinden kaynaklanan pek çok sağlık sorunu da baş gösterebilir.

Tiamin vitamininin eksikliği sinir sisteminde ağır tahribata yol açabilir. Zihinsel bulanıklık, yürümede güçlük ve gözün hareketlerini kontrol edememek bunlar arasındadır. Uzun süre alkol kullanımı merkezi sinir sistemini de bozacak ve hafıza kaybı, dengesizlik ve düşünce bozukluklarına neden olacaktır.

Alkol kuvvetli bir zehirleyici etkiye sahip olduğu için başka ilaçlarla karışması ölüme kadar giden tehlikelere yol açar. Mesela bir ilacın iyileştirici etkisi alkol ile karışınca ortadan kalkabilir. Alkol ile beraber alınan anti-histaminik ve sakinleştirici (anti depresan) ilaçlarınsa etkisi artar. Alkolün uyku ilacı ile karışmasının merkezi sinir sisteminde oluşturacağı kuvvetli depresyon, solunum zaafı nedeniyle ölüme sebep olabilir.


2 yorum:

  1. çörek otu tüketilen gün alkol almak tehlikeli midir ?

    YanıtlaSil
  2. Bu konuda kesin bir şey söylemem mümkün değil. Bir zararı olacağını düşünmüyorum ama yinede tedbirli davranmak lazım.

    YanıtlaSil

Lütfen soru sormadan önce, sorunuzu öncelikle arama kutusunu kullanarak araştırınız. Güzel yorumlarınız içinde teşekkürler.

Yorum Kutusu