Çörekotunun Akciğeri Koruyucu Etkisi
Toluen, endüstride çözücü olarak kullanılan, sigarada da bulunan kanserojen bir maddedir. Boya, vernik, tiner, kimyasal temizleyiciler, çimento, mürekkep, spreyler, traş köpükleri ve tutkallar da bulunan uçucu solventlerin kötüye kullanımı günümüzün önemli sağlık sorunlarından birisidir. Uçucu solventlerin ana maddeleri toluen ve hekzan nörotoksiktir. Solunum yollarından hızla kana geçerler. Proteine bağlanma yetileri yoktur ve yağda çözünürler. Etkilerini beyinde gösterdikten sonra, hızla kanda tespit edilemeyecek ve klinik görüntüsü ortadan kalkacak şekilde, belirti oluşturmayacak düzeye inerler.
Bu tür maddelerin endüstriyel kullanımının yaygınlığı, evlerimizde kullanılan birçok nesnede bulunması, ucuz ve yasal yollardan elde edilmesi, sorunu daha ciddi kılmaktadır.
Amaç: Bu çalışma, kronik toluen maruziyetinden sonra farelerin akciğerlerinde oluşacak hasara karşı çörek otunun muhtemel koruyucu etkilerini araştırmak amacıyla planlandı.
Gereç ve Yöntem: Fareler, her bir grup 10 hayvan içerecek şekilde biri kontrol ikisi deney olmak üzere rastgele 3 gruba ayrıldı. Kontrol grubu, toluen uygulanan grup ve toluen+çörek otu uygulanan grup.
Toluen, 12 hafta boyunca, haftada 6 gün ve günde 8 saat süre ile 3000 ppm toluen inhalasyon yolu ile uygulanmıştır. Çörek otu uygulanan gruptaki ratlara, 400 mg/kg çörek otu 12 hafta boyunca ağızdan günde bir kez, toluen uygulanmasından hemen sonra verilmeye başlandı. Kontrol grubuna da 1 ml serum fizyolojik uygulandı. Doku örnekleri histopatolojik incelemeler için alındı. Son zamanlarda, toluene maruz kalmış farelerin akciğerlerindeki histopatolojik değişikliklerin çörek otu tedavisi ile ilgili herhangi bir çalışma rapor edilmemiştir.
Bulgular: Çalışmamız toluen uygulanan farelerde, çörek otunun pulmonar inflamatuar cevabı inhibe ettiği, peribronşiyal hücre infiltrasyonu, alveolar septal infiltrasyonu, alveolar eksudatı, interstitial fibrozisi ve nekrozu anlamlı bir şekilde azalttığı gösterilmiştir. Bulgularımız, çörek otu ile birlikte toluen uygulanan akciğerlerde apoptotik aktivitenin (hücre ölümünün) anlamlı bir şekilde azaldığını göstermiştir.
Sonuç: Çörek otunun faydası konusunda ileride preklinik araştırmaların, toluene maruz bırakılan farelerde akciğer hasarına karşı potansiyel bir tedavi olarak faydalı olabileceğine inanıyoruz
Doç.Dr. Mehmet Kanter
Çörek otu ve Domuz Gribi
Çörek otu içerdiği timokinon ve diğer yüzlerce bileşik sayesinde bağışıklık sisteminizi güçlendirir ve mevcut düzensizlikleri giderir.Aşağıda ingilizce özeti verilen ve fareler üzerinde yapılan bu deneyde çörekotu (nigella sativa) ve yeşil çayın (green tea) viral enfeksiyonlarda ve kanserde iyileştirici, anti-viral etki gösterdiği sonucuna varılmıştır. Bu yönüyle çörek otu domuz gribi (swine flu), kuş gribi (bird flu), sars gibi pandemik salgınlarda iyileştirici ve engelleyici etki gösterebilir.
Tavsiye edilen en basit ve faydalı kullanım şekli 2 gr. çörek otunu çiğneyerek tüketmektir. Hatta 2 gr. çörek otunu tek seferde değilde gün boyunca azar azar tüketmeniz ve güzelce çiğneyip yutmadan önce çörek otu ağzınızdayken bir kaç sefer ağzınızdan nefes alıp burnunuzdan vermeniz, çörek otunun acımsı olan uçucu yağıyla vücudunuzun hava giriş ve çıkışlarının ve akciğerinizin temizlenmesine yardımcı olur.
Lütfen kullanmadan önce günlük doz ve uyarılar bölümlerini ziyaret ediniz. Bunu hergün uygulamayı alışkanlık haline getirmeniz ve bu yazıyı yakınlarınızla paylaşmanız H1N1 virüsünün hiçde hoşuna gitmeyecektir.
Paylaş
Çörek Otu ile Zayıflayabilirsiniz!
Resmi laboratuar kayıtlarına göre kahvaltı ve yemeklerden yarım saat önce, yani günde 3 kez 1 gram çörek otunu çiğneyerek yutmak kilo verdirmektedir. (1 gram ortalama 300 çörek otu tanesidir.)
Bir genç kıza bunu 1 ay önce söylemiştim. Geçen gün kendisi ile karşılaştım; 1 ayda 4 kilo vermiş olduğunu söyledi. Çörek otunu her yemekten yarım saat önce çiğneyerek tüketmelisiniz. Eğer bu kullanım şekli rahatsız ediyorsa, benim yaptığım gibi kahvaltı ve yemeklerden yarım saat önce yarım çay kaşığı kadar yağını biraz suyla yutmalısınız. Son 2 ay içerisinde pantolonlarım 2 beden küçüldü. Çiğnenmeden yutulan çörekotunun midede açılması, şişmesi ve tok tutması mümkün olmayabilir. Ve şunu da belirtmek gerekir ki, nasıl olsa corek otu beni zayıflatacak diye yemek miktarını arttırmamalısınız.
Çörekotunun anti-obezite ve müsil etkileri gösterdiğine dair bilimsel çalışmalar ve laboratuar verileri mevcuttur.
Kitaplarımda zayıflama için kahvaltı ve yemeklerden önce çeşitli müsil etkisi yapan bitki çaylarını önermekteyim. Yediklerimiz bağırsaklarımızdan 28 saatte geçmektedir. Müshil etkili bitkiler bağırsak duvarlarını kayganlaştırarak besinlerin daha hızlı geçmesini sağlamaktadır. Besinler sindirim sisteminden daha hızlı geçtiğinde ise, vücudun bu besinlerden yararlanma oranı azalmaktadır. İsal olduğumuzda kilo kaybının nedeni bu olabilir. Çörek otunu yemeklerden en az yarım saat önce 1 gr. tohum olarak veya 5 damla yağ olarak tüketmelisiniz. Deneyenler ayda 4 – 6 kilo verdiler.
Çörek otu ile Kilo Verme
Önceki yazımda corek otunun anti-obezite ve müshil etkisinin bilimsel dokümanlarda belirtildiğini söylemiştim. Bu yöntemle kilo verebilen arkadaşlardan gelen haberlere sevindiğimi ifade etmeliyim.
Bilimsel dokümanlarda ise özet olarak şu bilgiler yer almaktadır.
1- Kahvaltı ve yemeklerden yarım saat önce 0,7 gr. (yaklaşık 200 adet tohum) yeni öğütülmüş veya çiğnenerek 1 bardak su ile birlikte yutulacak veya
2- Kahvaltı ve yemeklerden yarım saat önce 5 damla çörekotu yağı 1 bardak su ile yutulacak.
Çörek otunun zayıflatma etkisini şu şekilde gösterdiği düşünülmektedir.
1- İştahı kapatarak,
2- Karaciğeri temizleyerek sindirimi hızlandırarak,
3- Lubricant (yağlayıcı) özelliği ile bağırsakları kaygan hale getirerek, yani müshil etkisi göstererek, besinlerin daha hızlı geçmesini sağlayarak.
Çörekotu yağının ilk sıkım-soğuk sıkım olanını bulursanız, tanının daha güzel ve acı olmadığını görürsünüz. Ancak önceden de belirttiğim üzere, nasıl olsa çörek otu beni zayıflatıyor düşüncesiyle, yemeklerde kontrolü elden bırakmamak gerekmektedir.
ÇÖREKOTU (BLACK CUMIN): İçinde bulunan kimyasal maddeler; Alpha-spinasterol, arabic-acid, asparagine, campesterol, carvone, cymene, d-limonene, dehydroascorbic-acid, eico sadienoic-acid, hederagenin, lipase, melanthigenin, melanthin, nigellin, nigellone, phytosterols, thymohydroquinone, thymoquinone. "Bu kimyasal maddelerden sadece ‘thymoquinone’ nun etkilerini inceleyecek olursak; Artrite (eklem iltihabı) karşı, astıma karşı, bakterilere karşı, bronşite karşı, alerjiye karşı, antioksidan (zararlı oksitlenmeye karşı), romatizmaya karşı, kansere karşı, safra yollarını boşaltıcı, siklooksijenaz enzimi inhibitörü, lipooksijenaz enzimi inhibitörü, ürik asiti azaltıcı etkisi olduğunu görürüz. Ayrıca dikkat çekicidir ki, çörekotu Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği OMEGA yağ asitlerinin birbirine olan oranlarını korumaktadır.
Yrd.Doç.Dr. Ömer COŞKUN
Ayrıca Bkz.çörek otu ile kilo kontrolü
Diyabet ve Mide Gastritinde Çörekotu
Demir, çörekotunun, mide gastritinin iyileşmesinde de önemli etkiye sahip olduğunu, bu bitkinin vücuda giren ve zarar veren ağır metallerin etkisinin azaltılmasında da yarar sağladığını vurguladı. Çörek otunun yararlarının halk tarafından bilindiğini, ancak şimdiye kadar bunun çok fazla bilimsel araştırmayla ortaya konmadığını anlatan Demir, bu bitkinin faydaları üzerine yapılan bilimsel çalışmaların sayısının da giderek arttığını, çok sayıda bilim adamının bu konuda çalışma yürütmeye başladığını ifade etti. Alternatif tıbbın günümüzde büyük önem kazandığına işaret eden Demir, bu tür bitkilerin birçok hastalığın tedavisinde giderek önemli rol üstlendiğini, bu sebeple corek otunun faydalarının araştırılmasına yönelik çalışmalarını sürdüreceklerini bildirdi.
Corek otu tohumu (Nigella Sativa seed) ile farelerde yapılan çalışmalarda kan şekeri üzerine etkili olduğuna dair çalışmalar vardır. Ancak insanlarda henüz bu konuda bir çalışma yapılmamıştır.
Çörekotunun faydalarının içinde bulunan Timokinon (Thymoquinone; TQ) denen madde sayesinde sağladığı ortaya çıkmıştır.
Çörekotu tohumu ve yağının farelerde yapılan çalışmalarda antioksidan etki yaptığı, tümörü küçülttüğü, pankreas kanserinin ilerlemesini durdurduğuna dair yayınlar vardır. Ancak insan çalışmaları henüz yoktur.
Çörekotu ve Yağının etkileri şunlardır:
1. Antioksidan etkili
2. Anti-inflamatuvat etkili
3. Anti-tümör etkili
4. Apoptozis artırıcı
5. İmmunomodulatuvar etkili
Çörekotu yağında bulunan TQ ile yapılacak klinik çalışmalar ile faydalı etkilerinin insanlarda da olup olmayacağının araştırılması gerekmektedir. Bununla birlikte günlük diyette çörekotuna yer vermek de faydalı olabilir.
Prof.Dr.Metin ÖZATA
Çörekotuyla DNA'nızı koruyun
Gastroenteroloji de Çörek Otu ile geliştirilen yeni klinik ve terapötik uygulamalarCorekotu DNA hasarlarını azaltmaktadır dolayısıyla azoksimetan gibi ikinci derece toksik ajanlara (zehirli maddelere) maruz bırakılmış kolon dokularındaki kanser gelişimini de önlemiştir.
Bağırsak mukozasında glikoz emilimi olumsuz etkilenen ve ayrıca glikoza bağlı (aracılı) insülin salgılanması (sekresyonu) gibi glikoz intoleransı (tolerans bozukluğu) gösteren diyabet (şeker) hastalarında ise büyük terapötik (iyileştirici) etkiler göstermiştir.
Çörekotunun karaciğeri kurşun gibi toksik metallerin zararlı etkilerinden koruduğu ve karbon tetraklorit gibi kimyasallara maruz bırakılan karaciğer dokusunda ise lipit peroksidasyonu azalttığı görülmüştür.
Dr. Shailendra Kapoor’un
“Emerging clinical and therapeutic applications of Nigella sativa in gastroenterology” adlı makalesinin çevirisidir.
Çörekotu Yağının Yaraya Etkileri
Çalışmamızın amacı corek otu yağının yara iyileşmesine etkisinin incelenmesidir. Çalışmamız, 5 ayrı grup yaralı fare üzerinde yürütülmüştür. Bu gruplar, topikal ‘enjeksiyonluk su’, topikal mupirosin, topikal susam yağı, topikal ‘çörekotu yağı’, topikal+intraperitoneal ‘çörek otu yağı’ ile tedavi edilen farelerden oluşmaktadır. Tam epitalizasyon süresine ve her 2 günde bir yapılan planimetrik ölçümle yara iyileşme oranları takip edilerek farelerin yara iyileşmesi değerlendirilmiştir.Çalışmamızın sonucunda kontrol grupları olarak topikal ‘enjeksiyonluk su’, topikal ‘mupirosin’ ve topikal ‘susam yağı’ uygulanan gruplarda tam epitalizasyon günleri (sırasıyla 11,08 ± 0,36, 11,83 ± 0,46, 11,17 ± 0,46) tedavi grupları olan topikal ‘ÇörekOtu yağı’, topikal+intraperitoneal ‘Çörek Otu yağı’ uygulanan gruplara (sırasıyla 9,83 ± 0,42, 9,5 ± 0,34) göre daha uzun bulunmuştur (p küçük 0.05). Çalışmamızda her 2 günde bir yara kapanma oranları değerlendirildiğine 2. günden sonra diğer günlerde tedavi gruplarının yara kapanma oranları kontrol gruplarına göre daha yüksek bulunmuştur.
Topikal+intraperitoneal ‘çörek otu yağı’ uygulanan tedavi grubu topikal ‘çörek otu yağı’ uygulanan tedavi grubuna göre yara iyileşme oranları birazcık daha yüksek bulunduğu halde, bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildir (p büyük 0,05). Deney grupları histolojik ve elektroforez değerlendirilmesinde gruplar arasında fark görülmemiştir.
Sonuç olarak çalışmamızda corekotu yagi uygulamasının yara iyileşmesini hızlandırdığı görülmüştür. Bu durumun yara tedavisi için kullanılacak alternatif bir yaklaşım getireceğini düşünmekteyiz.
Yasemin Varol
Dnş. : Prof. Dr. Fikret Vehbi İzzettin, Prof. Dr. Adile Çevikbaş
Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Farmakoloji Anabilim Dalı Klinik Eczacılık Bilim Dalı
Çörekotu ve Karaciğer Yıkımı
Karbontetraklorid (CCl4) ile Deneysel Olarak Karaciğer Nekrozu Oluşturulan Farelerde Vitamin E + Selenyum ve Çörek Otunun Karaciğer Yıkımını Engelleyici EtkileriBu çalışmada, farelerde karbontetraklorid (CCl4) ile deneysel oluşturulan karaciğer nekrozunun engellenmesinde çörek otunun etkisi araştırıldı.
Yüksek alkol tüketimi olan batı toplumlarında önemli bir halk sağlık sorunu, kronik alkolizme bağlı yaygın karaciğer yıkımı sonucu gelişen karaciğer sirozudur ve en sık görülen ölüm nedenlerinden birisidir.
Bu çalışmada, farelerde karbontetraklorid (CCl4) ile deneysel oluşturulan karaciğer nekrozunun engellenmesinde çörek otunun etkisi araştırıldı. Çörek otunun antioksidan etkisinin karşılaştırılabilmesi amacıyla, yaygın olarak antioksidan amaçla kullanılan vitamin E ve selenyum elementi seçildi. Denemede 40 adet fare kullanıldı ve her grupta sekiz fare bulunacak şekilde A, B, C, D ve E gruplarına ayrıldı. A grubu kontrol olarak belirlendi ve deneme boyunca intraperitoneal (i.p.) parafin likit, B grubuna i.p. olarak likit parafin içinde CCl4, C grubuna i.p. olarak likit parafin içinde CCl4 ve i.m. olarak vitamin E + selenyum kombinasyonunun ticarî bir preparatI uygulandı. D grubuna i.p. olarak likit parafin içinde CCl4, i.m. olarak vitamin E + Se preparatI ve standart fare peletine % 10 oranında katılmış çörek otu, E grubuna ise, i.p. olarak likit parafin içinde CCl4 ve standart fare peletine % 10 oranında katılmış çörek otu ad libitum verildi.
Tüm gruplardan 4 kez, kontrol grubundakilerden bir de deneme başlangıcında olmak üzere 5 kez kalpten kan alındı ve bu örneklerde Malondialdehid (MDA), Glutasyon peroksidaz (GSH-Px), Süperoksid dismutaz (SOD), Alanin transaminaz (ALT), Aspartat aminotransferaz (AST), Glutasyon (GSH) ve serüloplazmin analizleri yapıldı. B grubunda lipit peroksidasyon ürünlerinin ve antioksidan enzimlerin belirgin bir şekilde arttığı görüldü. En az % ağırlık kaybI E grubunda gözlendi. Karaciğer örneklerinde en az nekroz oranI D grubunda saptandı. Histopatolojik muayene sonuçları da biyokimyasal sonuçlarla tutarlı idi.
Sonuç olarak vitamin E + selenyum ve çörek otunun karaciğer nekrozunu engelleyebildiği kanısına varılmıştır.
Yüzüncü Yıl üniversitesi
Çörekotu ile kilo kontrolü
Zayıflamak için
Yemeklerden yarım saat önce çiğneyerek yiyeceğiniz 1 tatlı kaşığı çörek otu ve yine yemekten 15 dakika önce artı yemek esnasında yiyeceğiniz bir yemek kaşığı dereotu; iştahınızın erken kapanarak tokluk durumuna ulaşmanıza ve az yiyerek kilo vermenize yardımcı olacaktır. Bununla birlikte yemekten önce 1 bardak ve yemek yerken de her lokmada bir yudum su içmenizin de az yemenize faydası olacaktır.
Kilo almak için
Yemeklerden yarım saat sonra çörek otu macunu tüketin. Bununla birlikte ısırgan tohumlu macun ve günde beş öğün sebze meyve tüketmenizin de kilo almanızda rolü büyüktür. Yemeklerde mideniz bulanıyorsa, yemek istemiyorsanız veya zorla yiyorsanız yemeklerinize limon eklemeyi veya limon yalayarak yemeyi deneyin.
Isırgan Tohumlu Macun Nasıl Yapılır ?
Isırgan tohumu havanda dövülür, bal ile karıştırılarak macun yapılır ve günde 2-3 çay kaşığı alınır. Bir günde alınan ısırgan tohumu miktarı 8-10gramı geçmemelidir. Isırgan tohumu macununu yaparken çörek otu macunu yapımındaki aşamalara uygun olarak yaparsanız daha çok fayda sağlamış olursunuz.
Sihir ve Nazara Karşı Çörekotu
Birçok hastalıklara karşı kullanılır. Ondaki özellik bedenin herşeye direncini artırır. Çörek otuezilerek, bal ve zeytinyağı ile de karıştırılıp her hastalığa karşı günde üç kez belli dozlar halinde yenilir.Çörek otunun sağlıklı insanlara fazlaca bir faydası olmaz. Çünkü Peygamberimizin (s.a.v.) bir hadisinde de belirtildiği üzere, bu bitkinin faydası her türlü hastalığa karşıdır. Dolayısıyla hasta insan için faydalıdır.Sağlıklı insan ise bunu kullanırsa özellikle fazlaca kullanırsa mide ve bağırsaklarındaki faydalı bakterilerin ölümüne neden olur.
Bilindiği gibi bu bakteriler mideye ulaşan besinleri emerek kana aktarır . Bu bakımdan bağırsaklara ulaşan çörekotunu da emerek ölebilirler Nitekim Peygamber Efendimiz çörekotunun yalnız hasta insanlara faydalı olduğunu söylemiştir. Çörekotu, zeytinyağı ile sihir ve cin çarpması olaylarına karşı ilaç olarak da kullanılır.
Çörek otu üzerine, sihire karşı Rukye ve ayetleri okunarak, bilhassa yiyecek ve içecekler ile insan vücuduna giren sihir olaylarına karşı kullanılır. Bu bakımdan midede cinler tarafından bozulan sindirim sistemi düzeltilir ve insana saldıran cinlere karşı bedenin direncinin artmasını sağlar. Ancak bununla birlikte corek otunun Allah'ın bir yaratması olduğu ve çörek otunun sadece O'nun müsadesiyle fayda sağlayacağı unutulmamalıdır. Bkz. Çörek otu sihire karşı nasıl kullanılır.
On dokuzuncu yüzyıl ikinci derecede divan şâirlerinden Enderunlu Vasıf Efendi bir annenin kızına öğütlerini anlatan eserine şu dörtlüğüde eklemiştir.
...
Dik çocuğun başına çörek otu sarımsak
Süsenle uyku nüshası alup beşiğe tak
Söndür kömür ki kötü nazardan ola uzak
Gezme senin nene keferet otur işe bak
Olma sokak süpürgesi kadın kadıncık ol
...
En iyi Antioksidan
Yerli Çörek Otu Tohumunun Antioksidan Aktivitesinin BelirlenmesiBaharatlar asırlardır insanoğlu tarafından birçok hastalığın tedavisinde, dini törenlerde, lezzet ve koku maddelerinde kullanılmıştır. Günümüzde, baharatlardan ya da bunlardan izole edilen antioksidan etkili maddelerden; gıda endüstrisi (raf ömrünü uzatmak), eczacılık (tentür, şurup), kozmetik sanayi gibi birçok endüstri alanında geniş bir şekilde faydalanılmaktadır.
Bugün gıda sanayinde, yağ ve yağ katkılı ürünlerinin raf ömrünün uzatabilmek için sentetik antioksidanlar (BHT, BHA gibi) kullanılmaktadır. Son zamanlarda bu maddelerin kanserojen etkiye sahip oldukları yapılan bir dizi araştırma sonucunda belirlenmiştir. Bunun sonucu olarak da, gittikçe doğal kaynaklı ürünlerin kullanımına yönelik eğilim hızla artmaktadır. Bu çalışmada amaç; bilimsel araştırmalar neticesinde farmakolojik etkiye (antikanser, antitümör, antiinflamatuar, antiparasitik, antioksidatif, antihistaminik, antimikrobiyal gibi) sahip olduğu neticesine varılan çörek otu (Nigella Sativa) tohumunun, doğal antioksidan kaynağı olarak önemini vurgulamaktır. Bu amaçla, yerli(Konya) ve yabancı(Mısır) çörek otu tohumlarının, radikal süpürme etkisi ve toplam fenolik madde miktarı gibi antioksidan aktivite değerleri incelenmiş ve Türkiye kökenli numunenin hem radikal süpürme etkisi, hem de fenolik madde miktarı açısından diğerinden daha yüksek antioksidan aktiviteye sahip olduğu belirlenmiştir.
YERLİ (Konya)
Radikal Süpürme Etkisi IC50 : 0,0843 mg/ML
Fenolik Madde Miktarı FMM (Kuru Ekstrakt): 61,324 mgEGA/100 mg
YABANCI (Mısır)
Radikal Süpürme Etkisi IC50 : 6,3770 mg/mL
Fenolik Madde Miktarı FMM (Kuru Ekstrakt): 61,608 mgEGA/100 mg
Görülmektedir ki, atalarımızdan günümüze kadar gelen sütün ve yoğurdun üzerine bir kaç tane çörek otu konması geleneğindeki amaç sütün ve yoğurdun raf ömrünün uzatılmasıdır. Üzerinde düşünülmesi gereken diğer bir konu ise eskilerin bunu bilinçli olarak yapıp yapmadığıdır. Eğer bunun için kullanmadılar ise çörek otunu acaba niye koymuşlardır ?
Selçuk Üniversitesi

