Menopoz

Menopoza giren bir kadında adet kanamaları kesilir, vücutlarında fiziksel ve ruhsal bazı değişimler olur. Bu dönemin belirtileri her kadında farklıdır. Menopoz kadınların genellikle 45 ila 55 yaşları arasında karşılaştıkları bir durumdur. Gelişmiş toplumlarda kadınların yaşam süresi 80’in üzerinde olduğuna göre onların önünde daha yaşamlarının 3 te 1’i kadar süre var. Menopozdan hemen önce adet kanamalarında düzensizlikler başlar. Bu dönemde kadınların çoğunda benzer sıkıntılar olur. Bunların en yaygın olanı halk arasında sıcak basması olarak adlandırılmıştır.

Kadınların çoğu bu dönemde hassaslaşır. Dölyolu çekilir, nemliliğini yitirir ve bu nedenle bazı kadınlar cinsellik güdülerinin biteceğini düşünürler. Deri incelir ve kurur. Kırışıklıklar oluşmaya başlar. Kadınların yüzde 75’inde bu dönem ılımlı geçer. Yüzde 10’u bu dönemi dayanılması güç şikayetlerle geçirirken, yüzde 15’inde ise adetten kesilmeden başka hiçbir değişiklik olmaz.

Menopoz genellikle kemik hücrelerinin ve dokusunun zayıflaması sonucu osteoporozu beraberinde getirir. Bu oldukça ciddi bir sorundur. Omuriliğin kamburlaşması, kemiklerin zayıflaması ve bunun sonucunda kırık tehlikesinin artması bunların arasındadır. Menopoz kadınlarda kalp ve damar hastalıklarının da ortaya çıktığı bir dönemdir.

Bu değişimler neden olur?
Menopozlu bir kadının vücudunda neler olmaktadır?

Menopoz ve Üreme Sistemi
Menopoz ve Üreme Sistemi
Bu soruların cevaplarını tam olarak verebilmek için kadınlarda üreme sisteminin nasıl çalıştığına bakmakta fayda vardır. Ergenlik ve menopoz arasında geçen yıllarda kadın ayda bir tane olmak üzere ortalama 400 adet yumurta üretir. Bu arada bir kadının vücut sağlığı için gerekli olan östrojen ve projesteron hormonları da salgılanır. Bu hormonlar kadınların doğurganlığı konusunda da önemli bir rol sahibidirler.

Östrojen hormonu yumurtalıklar, dölyolu ve meme bezleri üzerinde etkilidir. Dölyolu tüpünün kalın ve kas yapısındaki duvarlarının oluşmasından, bu borunun kasılmalarından ve bazı hormonların salgılanmasından sorumludur.

Projesteron döllenmiş yumurtanın dölyatağının duvarlarında tutunabilmesi için mukus salgılamayı kontrol altında tutar.

Menopoz, Hipotalamus ve Hipofiz Guddesi Östrojen ve Projesteron Salgılanması
Hipotalamus ve Hipofiz
Guddesi Östrojen ve
Projesteron Salgılanması
Yumurtalıkların çalışmasını tam olarak anlamak için bilmemiz gereken bir unsur daha vardır. Hipotalamus. Beyinde üçüncü karıncığın tabanını oluşturan bu bölge bir bilgisayar gibi vücudun hormonal dengesini sağlar. Yumurtlama döngüsü burada başlar. Hipotalamus, hipofiz guddesini uyararak yumurtalıklara hormon salgılanması emrini verir. Hipofiz guddesi iki hormon salgılar. Bu hormonlar, yumurtalıklara östrojen ve projesteron salgılama talimatı verir.


Menopoz bir kadının vücudunda yumurta üretimi durunca başlar. Yumurtalıklar zayıflar, östrojen ve projesteron hormonları salgılanamaz hale gelir. Oysa hipotalamusa bazı hormonların salgılarını durdurma talimatını da bu hormonlar vermektedir. Hipotalamus da hormon salgılarının durdurulması talimatını alamadığından yumurtalıkları harekete geçirmek için bu hormonları salgılamaya devam eder ama artık yumurtalıklar onlara cevap vermemektedir.

Menopoz Döneminde Yumurtalıkların Küçülmesi
Menopoz Döneminde
Yumurtalıkların
Küçülmesi
Vücutta denge bozulmuştur. Kadınların menopoz döneminde yaşadıkları değişimlere neden olan fizyolojik bir durum ortaya çıkmıştır. Sıcak basma menopozun en belirgin emaresidir. Kadınların yüzde 85’i az yada çok bunu hisseder. Bu durum östrojen azalmasıyla doğrudan ilişkilidir. Östrojenin azalmasının bir başka sonucu kolajendeki azalmadır. Kolajen, vücudun tüm dokularının protein ihtiyacını karşılayan salgıdır. Kolajen eksikliği diğer sonuçların yanında derinin kalınlaşması, kuruması ve buruşması sonucunu doğurur.


Kolajendeki bu azalma göğüs kasları, karın adaleleri gibi destek dokularının da zayıflamasına neden olur. Bunların yanında benzer bir şekilde dölyolunun rahmin ve idrar yollarının büzüşmesine de neden olur. Bu durum tedavi edilmezse bir çok kadın, dölyataklarının doğal nemlendiricisinden mahrum kalır ve cinsel ilişki onlar için sancılı bir hal alır.

Menopoz, Döl Yatağı ve İdrar Yollarının Daralması
Döl Yatağı ve İdrar
Yollarının Daralması
Kadınların yaklaşık yüzde 50’sinin menopozdan sonra cinsel ilişkiden giderek uzaklaşmasının nedeni budur. Oysa böyle bir durumla karşı karşıya kalmayan bir çok kadın gebelik korkusu ortadan kalktığı için cinsel ilişkilerinde daha rahat olurlar. Şurası muhakkak ki bir kadının bu dönemi rahat yada zor geçirmesi fizyolojik olduğu kadar ruhsal nedenlere de bağlıdır.

Kadınların yaşının ve fiziksel görünümünün birinci planda önem taşıdığı toplumlarda bir kadının bu dönemdeki hassasiyetini n daha fazla olması doğaldır. Menopozun fizyolojik belirtileri menopozdan yaklaşık 2 yıl kadar önce hissedilir ve sıcak basma hali menopozdan sonraki 3 yılda hissedilmeye devam eder. Tüm belirtilerin tamamen ortadan kalkması genelde 5 yıl kadar sürer. Menopozun iki önemli sonucu daha vardır ama bunlar hem çok yaygın değildir, hem de etkilerini zaman içinde yavaş yavaş gösterir. Bunlar osteoporoz ve kalp damar rahatsızlıklarıdır.

Osteoporoz kalsiyum eksikliği sonucu kemiklerin zayıflaması ve dirençlerinin azalması halidir. Bunun sonucu olarak kemiklerde süngerleşme ve kırılmalar görülür. En basit düşme veya darbe bile kırıklara yol açabilir. Östrojen azalması sindirim sisteminin kalsiyumu sindirme yetisini azaltır hatta yok eder. Zaten 40 yaşından itibaren insanlar kemik dokularını yitirmeye başlarlar. Ama bu durum menopozda cinsiyet hormonlarının salgılanmasının azalması sonucu giderek hız kazanır. 10 ila 20 yıl süren kemik dokusu kaybından sonra kadınlar kemik kırılması tehlikesiyle karşı karşıya kalır.

Östrojen seviyesindeki azalma kandaki kötü kolesterolü arttırıcı bir özellikte taşır. Buda sonuçta damar sertliğine sebep olabilir. Günümüzde menopozun bu klasik semptomlarıyla en etkin mücadelenin hormonal tedavi ile olabileceği bilinmektedir. Bu yolla osteoporoz ve kalp damar hastalıkları tehlikesini de azaltmak mümkündür. Ne var ki hormon tedavisi herkeste aynı sonucu vermez. Bu nedenle her kadın kendi doktorundan alacağı önerilere göre etmelidir.

Hormonal tedavinin artı ve eksileri dikkatle değerlendirilmelidir. Sonuçta her kadın kendi ihtiyaç ve durumuna uygun çözümü kendi bulacaktır. Ama eğer bu yöntem osteoporoz, kalp damar hastalıkları ve cinsel zafiyete iyi geliyorsa bu tedaviye hiç ara vermeden yıllarca devam etmek gerecektir.

Osteoporoza aday hassas bir kadının tipik özelliklerini ufak tefek ve zayıf bir vücut yapısı, günde 4 – 5 kez içilen kahve, sigara ve alkol alışkanlığı ve fiziki egzersizden uzak bir yaşam olarak sıralayabiliriz. Sağlıklı bir yaşamı olan kadınların menopoz dönemlerini çok rahat ve sorunsuz geçirecekleri şüphesizdir.

Menopozdan önce yada menopoz döneminde yapılan fiziki egzersizlerden büyük yarar görülmektedir. Egzersizler kalp ve damarların çalışma etkinliğini arttırıp adaleleri güçlendirir, ruhsal huzuru sağlar ve kemik dokularının oluşumunu hızlandırır. Hareketsizlikse her hafta kemik yapısında yüzde 1’e kadar varan kayıplara neden olur. Sağlıklı bir beslenmede menopozun olumsuz etkilerini azaltacaktır. Kalsiyum ve D vitamini bu dönemde zayıflama eğiliminde olan kemiklerin güçlenmesi için şarttır.

Kadınlar daha çocukluklarından başlayıp ergenlik yaşlarında daha da artarak tüm yaşamları boyunca kemiklerinin kalsiyum ihtiyacını karşılamaya özen göstermelidirler. Kısacası menopozun olumsuz etkilerinden olabildiğince korunabilmek için bir kadın daha çocukluktan başlayan ve yaşam boyu süren bir dizi önlem almalıdır. Mevcut çalışmalar bazı kadınlar da zor geçen bu dönemin rahatsızlık verici etkilerini azaltmaya yöneliktir. Araştırmacılar hormonlar üzerinde yoğunlaştırdıkları çalışmalarında hangi hormonlar ne dozda ve ne zaman sorularının cevaplarını aramaktadır. Hormonların dışında kalan tedavi yöntemlerinin üzerinde de yoğun çalışmalar yapılmaktadır.

Aslında menopozun etkileri genellikle öngörülebilir ve kontrol altına alınabilir. Yöntemlerden hangisinin kendi vücuduna en uygun olduğunu tespitte kişinin de hekime yardımcı olması gerekir. Bunu yapabilen kadınlar bu hassas dönemlerinin en iyi şekilde geçmesini sağlarlar.


3 yorum:

  1. ben 40 yaşındayım dah yeni menopaza girdim bu durm benm piskolojimi bozdu :) lütfen yardım edin hangi bitiki çsyı ile kanma gelir ben adet olmak istyorum ya:(

    YanıtlaSil
  2. Ben 40 yasindayim 32 yasinda menepoza girdim ates basiyor ya lutfen yardimci olun

    YanıtlaSil
  3. merhaba ben 50 yaşındayım ve menepoza gireli 3 yıl oluyor.Şükürler olsun menepoz sorunlarından hiç birini yaşamıyorum.sadece 56 kg dan 58 kg çıktım. tabiiki cilt kuruluğu var. Ama düzenli spor(yürüyüş ve plates haftada 3 kez 1er saat) yapıyorum
    Tavsiye ederim

    YanıtlaSil

Lütfen soru sormadan önce, sorunuzu öncelikle arama kutusunu kullanarak araştırınız. Güzel yorumlarınız içinde teşekkürler.

Yorum Kutusu