Spor Sakatlıkları

Giderek daha fazla insan düzenli bir şekilde fiziki egzersizler yapıyor. Egzersizlerin sağlımız açısından öneminin çok iyi anlaşıldığı bir çağı yaşıyoruz. Ancak gerekli önlemler alınmazsa fiziki etkinlikler daima bir risk taşır. Bir çok kişi farklı nedenlerle egzersizler sırasında vücutlarına zarar verirler. Fiziki yetenekleri doğru saptayamamak, yanlış yada eksik ekipman kullanmak, yapılan sporun temel kurallarını iyi bilmemek veya kendilerinin yada başkalarının basit bir ihmal yada dikkatsizliği bile ciddi sorunlara yol açabilir.

Spor dallarında tehlike oranları farklıdır. Buz hokeyinde % 14, kayakta % 12, raketle yapılan sporlarda % 11 iken fiziksel çalışmalarda % 4, kayak ile kros kantride sadece % 2’dir. Burkulma, adale kasılması ve kırıklar spor yaralanmalarının 2/3’ünü oluşturur. Daha az görülenler eklem çıkması, tendon ve kas iltihaplanmalarıdır. Spor yaralanmalarının yüzde 50’den fazlası vücudun belden aşağı kısmında olur. Yüzde 25’i kollarda, yüzde 11’i gövdede, yüzde 8’i başta ve yüzde 5’i de diğer bölgelerdedir.

Spor yaparken bütün kaslar ve eklemler kullanılır. Eklemler kemiklerin birleşim yerleridir. Eklemler hareketli, yarı hareketli yada sabittir. Bağlarla tutturulmuş ve sinovya sıvısıyla kayganlaştırılmıştır. Kaslar kasılma yetenekleri sayesinde vücudu hareket ettirir. Kasları kemiklere bağlayan dokuya tendon nedir. Sportif sakatlıkların büyük kısmı tendon, kas ve eklemlerde olur.

Spor sakatlıklarını iki ana grupta ele alabiliriz. Birinci grup çarpışma ve düşme gibi kazaen olan sakatlıklardır. İkinci grupsa kas ve iskelet sisteminin devamlı olarak zorlanmasından, yanlış ekipman kullanmaktan, yanlış antrenman yada aşırı çalışma sonucu meydana gelenlerdir.


BURKULMA

Burkulma
Burkulma
Burkulma, bir eklemin etrafındaki bağın sakatlanmasıdır. Genellikle düşme, darbe veya burkulma sonucu olur. Üç değişik şiddette olabilir. Birincisinde bağ zorlanmış ama yırtılmamıştır. İkincisinde bazı lifler zarar görmüş veya kopmuştur. Bu durumda iç dokularda kararma veya morarma olur. Üçüncü ve en şiddetli olanındaysa eklem tamamen başı boş kalmıştır ve durum bir alçıyı gerektirir.

KIRIK

Kırık, bir kemik dokusunun aşırı zorlama ve burkulma sonucu kırılmasıdır. Bu durumda kemik plastik bir alçı içinde sabitleştirilir. İyileşme kemiğin yeri veya yaşa göre 3 ila 6 hafta arasında olur.

KAFA VE BEL

Spor yaralanmalarının içinde en ciddi olanları, kafa ve bel kemiği yaralanmalarıdır. Bu bölgelerde olan yaralanmalarda merkezi sinir sisteminin onarılmaz şekilde zarar görmesini önlemek için son derece dikkatli ve hassas olmak gerekir. Hiçbir risk göze almaksızın derhal bir doktor müdahalesi sağlanmalıdır. Yeterli önlemler alınmadan yaralı hareket ettirilmemeli ve her türlü müdahale sadece uzmanlar tarafından yapılmalıdır. Kayak ve hokey gibi riski yüksek sporlarda koruyucu önlemlerin alınması esastır. En etkin ve gerekli koruma ekipmanı kask kullanmaktır.

GÖZ

Gözün en çok tehlikede olduğu sporlar raketle yapılan sporlar ve hokeydir. Gözde meydana gelen sakatlıklar genelde top yada hokey diskinin çarpmasıyla oluşur. Ama bu kazaların çoğunu önlemek mümkündür. Araştırmalar her 10 sakatlıktan 9’unda gözü koruyucu bir önlem alınmadığını göstermektedir.

Şimdide bir kaza yada düşme sonucu değil de, kas ve iskelet sisteminin uzun bir süre ve aşırı kullanımından gelen sakatlıklara bakalım. Bunlar arasında zorlanmadan kaynaklanan kırıklar, diz sakatlıkları, tendon ve kas iltihapları ve lumbago sayabiliriz.

TENDON İLTİHAPLANMASI

Tenis Elbow, Tendon İltihaplanması
Tenis Elbow
Tendon İltihaplanması
Tendon iltihaplanması bir çok spor dalında oldukça yaygın bir sakatlıktır. Daha çok tenis gibi kolun, başın üzerinde hareket ettirildiği raketle yapılan sporlarda, servis ve smaçlar sonucunda karşılaşılan bir sakatlık türüdür. Tendon kasın kemiğe bağlandığı uzantıya denir. Kas kendine yüklenen güce dayanacak esnekliği gösteremezse hassaslaşır ve tendon kılıflarının iltihabına neden olur.

Ayak, omuz, dirsek gibi tendonun bulunduğu her yerde bu iltihaplanmayla karşılaşılabilir. En yaygın tendon kılıfı iltihabı tenis elbow da denilen iltihaplanmadır. İltihaplanma dirseğin dışında olur. Bu bölgeye epikondil denir. Genellikle yanlış bir hareket tenis oynarken sürekli backhand vurmak yada servis atmaktan ileri gelir. Her ne kadar iltihaplanma dirsekte ise de buna neden olan bilekteki hareketlerdir. Çünkü dirseğe bağlı olan kasın hareketi dirsekten değil bilekten başlar.

Tendon İltihaplanması
Tendon İltihaplanması
Bu sitte benzeri bir sakatlıktır. Tendonla kasların yada kemiklerin arasından ki kayganlığı sağlayan eklem sıvısının iltihaplanmasıdır bu. Aşırı kullanımdan ortaya çıkan sakatlıkların tedavisi sakatlığın ciddiyetine göre değişir.

Düşük elektrik akımı yoluyla ağrıyı azaltıcı ve kasın gücünü artırıcı tedavi uygulanabilir.

Ultrason ile de tedavi edilebilir. Buradaki amaç incelen dokudaki dolaşımı arttırmak ve şişmeyi önlemektir. Ultrason molekülleri harekete geçirerek bağlar gibi derindeki dokulara masaj etkisi yapar.

Lazer ile tedavi. Lazer ışını, eklemlerin üzerinde yeniden yapılanmayı sağlayan hücrelerin ihtiyacı olan enerjiyi arttırır. Hücreler örselenince dokulara yeniden uyum sağlayıp yenileme işlevlerini yerine getirebilmek için ekstra enerjiye ihtiyaç duyarlar ki lazerin görevi de bu enerjiyi sağlamaktır.

LUMBAGO

Lumbago, bel bölgesindeki kasların ve bağ doku liflerinin travma nedeniyle zedelenmesiyle ortaya çıkan ağrılı durumdur. Daha çok hokey, halter ve vücut geliştirenlerde rastlanır. Omurilik sıkışması veya dirseklerde olacak bir sakatlık traksiyon yoluyla giderilmeye çalışılır. Omur ilik siniri genellikle iki omur arasına sıkışmıştır. Traksiyon omurların arasına açarak diskin yerine dönmesini sağlayacaktır.

Düzenli bir şekilde fiziki egzersiz yapmak önemlidir. Ama hareketsiz bir insan egzersizlere başlamadan önce nelere dikkat etmelidir ki, sakatlığa neden olmasın?

Yapılacak ilk şey vücudu fiziki açıdan yapılacak spora uygun bir güce kavuşturmaktır. Önce kaslar güçlendirilmeli, kalp ve damar kapasitesini arttırıcı egzersizlerin dozunu yavaş yavaş arttırmalı ve vücudun esneklik, denge ve koordinasyonu yapılacak spora uygun hale getirilmelidir. Spora başlamadan önce kasları ısıtmaya önem gösterilmelidir.

Adaleleri geren hareketler ve ısınma hareketleri, kaslarımızın artan oksijen ihtiyacını karşılayacak ve kaslarımızı yapacağımız sporun zorluklarına hazırlayacaktır. Bu önlem ani hareketlerin ve kasların aşırı kullanım ve zorlanmasının ortaya çıkarabileceği sakatlık tehlikesini azaltır. Düzenli olarak yapılan ısınma hareketleri de zamanla yaptığımız sporun bir parçası olacak ve vücudun fiziki yeteneklerini arttıracaktır.

Ağırlık çalışmaları daima bir uzmanın denetiminde yapılmalıdır. Önceden adaleleri ısıtmak büyük önem taşır. Ağırlık çalışmalarında sırt adaleleri ve omuriliğin incinmeye açık olduğu unutulmamalıdır ve bunun için vücut duruşu düzgün olmalıdır. Ağırlıkların yavaş yavaş arttırılması ve arttırma miktarını doğru tayin etmek gerekir. Vücut geliştirici çalışmalarda önce adaleler önceden doğru şekilde ısıtılmazsa sakatlanma kaçınılmazdır.

Spor yaparken alınması gereken önlemleri dört kategoride toplayabiliriz.

Öncelikle bir sakatlık tehlike ve ihtimalini doğru hesaplamak gerekir. Bunlar yetersiz fizik kondisyon, deneyim eksikliği ve ihmalkarlık gibi kişinin kendisinden kaynaklanıyor olabilir. Tehlike kişiye bağlı olmayıp mekanik olabilir. Kayağın doğru takılmaması veya bağlanmaması, başın büyüklüğüne tam uymayan kask gibi. Yada bu tehlike çevre şartlarından ileri gelebilir. Kötü hava şartları, yetersiz aydınlatma ve gerekli işaretlerin bulunmaması.

İkinci adım saplanan tehlikeleri azaltıcı önlemler almaktır. Örneğin hava şartlarının uygun olmadığı belliyse çalışmayı ertelemek en doğrusudur.

Dikkat edilmesi gereken üçüncü husus ortadan kaldırılamayacak sakatlık tehlikesini olabildiğince kontrol altına almaktır. Herkesin oyunun kurallarını iyi bildiğinden ve emin olunmalıdır.

Dördüncüsü de bazı davranışlarla zaten var olan sakatlık tehlikesini arttırmaktır. Önceden alkol yada sakıncalı ilaçlar almak, bir sakatlıktan tam olarak kurtulmadan önce spora başlamak yeni bir sakatlığa davetiye çıkartmaktır.


4 yorum:

  1. 1999 yılında okulun bahçesinde top oynarken bir arkadaşım ayağıma bastı ve yere yığıldım, olayın sıcaklığından bir şey anlamadım fakat maç bittikten 10 dakika sonra ayağımın şiştiğini fark ettim. Öğretmenlerim hemen hastaneye kaldırdı beni, kıkırdak doku zedelenmesi olmuştu ayağımda ve yürümem zora girebilirdi. Hemen ameliyat oldum. 5 6 ay rahat yürüdüm, sonra yine yürürken zorlanmaya başladı ayağım. Bir ameliyat daha geçirdim. 2 sene sorun yoktu. Bostancı sahilde koşu yaparken ayağım zorlandı ve problemlerim yine nüksetti. Artık ameliyat olmaktan bıkmıştım ama yürürken ağrıdan duramamak daha zor geliyordu. Bu sefer arkadaş tavsiyesi ile değil kendim internetten araştırdım. www.memorial.com.tr sitesine tıkladım. Profesör doktor Mehmet Kocaoğlu’na ulaştım. Hakkında biraz araştırma yaptım ve Memorial Hastanesi’ne gitmeye karar verdim. Tetkiklerden sonra ameliyat oldum ve şu an gayet iyiyim. Ameliyattan sonra hep yürümekte zorluk çekerdim ama son ameliyatımdan sonra yürümekte şikayetim yok. Eğer sizde de bu problem varsa en iyi doktora gitmenizi öneririm. 10 senedir bu şikayetleri çektiğim için başkalarının da bu problemi yaşamasını istemiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. E oyle diyosun ama biz en iyi doktorlari nereden bulalim belki maddi durumumuz iyi degildir.kendi imkanlarini kendine sakla derim Boyle insanlardan hic hoslanmam

      Sil
  2. bide hava atma tamammi gicik sey.daha 2009 da yazmissin salak USA piskine bak sen

    YanıtlaSil
  3. Ismim hale by arada

    YanıtlaSil

Lütfen soru sormadan önce, sorunuzu öncelikle arama kutusunu kullanarak araştırınız. Güzel yorumlarınız içinde teşekkürler.

Yorum Kutusu