Adet Dönemi

Adet görme elbette bir hastalık olarak nitelendirilemez. Aksine bir kadının vücut sağlığının yerinde olduğunun belirtilerinden biridir bu durum. Bir genç kızın adet görmesi onun kadınlığa attığı ilk adım olup, bir çocuk sahibi olması yetisini kazandığını gösterir. Oysa bu doğal olay bir zamanlar tabuydu. Normal yaşamı kesintiye uğratan bir sorun olarak görülürdü. O devrin insanları kadınların her ay kan kaybetmelerine rağmen hala sağlıklı kalabilmelerine hayretle bakarlardı. Bu durumu doğa üstü güç olarak bile kabul ettikleri zamanlar bile oldu.

Hatta adet gören kadınların bir araya gelerek fırtınalara ve yıldırımlara meydan okuyabileceklerine inananlar vardı. Orta çağda adet gören bir kadının kiliseye gitmesi ve dini etkinliklere katılması yasaklanmıştı. Hiçbir esasa dayanmayan bu saçma düşünce ve uygulamalara artık günümüzde yer yoktur. Ama bazı gelişmemiş topluluklarda adet görme gizemli ve hala sıra dışı bir olay olarak kabul edilmektedir.

Normal şartlar altında adet görme 10 ila 15 yaşları arasında biraz düzensiz yada fazla kanamalı olarak başlar. Ortalama yaşı ergenliğin başladığı 12 yaş olarak alabiliriz. Ancak bu yaşın iklime göre değiştiği de bilinir. Sıcak iklimlerde kuzey ülkelerine göre 2 yıl kadar önce başladığı görülmektedir. Eğer bir sağlık sorunu çıkmazsa adet görme menopoza kadar yani 50 yaş civarına kadar devam eder. Genç kızlar için adet görmeye başlamanın çocukluktan erişkinliğe atılmış bir adımın ötesinde önemi vardır. Beraberinde bir çok fiziksel ve ruhsal değişiklikler getirir, cinsellik oluşmaya başlar. Bu dönem bir keşif, etrafını ve kendini başka bir gözle tanıma dönemidir.


Ergenlik yıllarında bir kızın vücudunda bir çok değişiklik olur. Cinsel organlarında gelişmeler başlar. Döl yatağı borusu, döl yatağı ve döl yolu gibi cinsel organlarda değişimler olur. Adet görme döneminin başlaması kadında üreme sisteminin olgunluğa ulaştığının kanıtıdır. Değişiklikler yavaş yavaş olurken, ikinci dönemdeki değişikliklerde onları takip eder cinsel organ ve koltuk altlarında tüylenme, göğüslerde büyüme görülür. Bütün bu fiziksel değişimlerin genç kızlarda ruhsal etkileri de olur.

Bir genç kız bu fiziksel değişimler sırasında korku, üzüntü, neşe gibi çelişkili duyguların baskısı altındadır. Bu konuda aile ortamının büyük önemi vardır. Eğer ailesi arkadaşları ve yakınları genç kızın bu dönemini akılcı ve anlayışlı bir yaklaşım gösterirse bu dönem çok daha huzurlu hatta neşeli geçer. Bazı hallerde ilk adet görmeden sonra ikincisi için birkaç ay beklemek gerekebilir. İlk aylarda kanamanın miktarı ve süresi belirsizlik taşıyabilir, bunlar normaldir. Adet görmenin istikrarlı bir düzeye ulaşması bazı durumlarda 2 – 3 yıl bile alabilir.

Adet Kanaması
Adet Kanaması
Döl yatağı içindeki endometrium dokusunun parçalanıp dökülmesinin ardından adet kanaması başlar. Döl yatağının duvarını oluşturan endometrium, bir sonraki çevrimin hücre çoğalması aşamasında yenilenir. Adet görme süresi 3 ila 5 gün devam eder. Bu sırada 50 ila 100 ml kan kaybı olur ki bu vücudu zayıf düşürecek miktar değildir. Aslında akıntının süresi ve miktarı kişiden kişiye büyük ölçüde değişir. Adet görmenin ilk günü adet döneminin başladığı gündür ve bir sonraki adet görmeye kadar devam eder. Dönem ortalama 28 gündür, ancak 21 günde tekrarlandığı yada 35 güne kadar uzadığı da olabilir.

Yumurtlama adet görmeden 14 gün önce olur. Döllenme 10. günle 17. gün arasında olabilir. Adet görmesi düzensiz olan kadınlarda ki genç kızların büyük bir kısmı bu gruba girer, yumurtlama gününü doğru saptamak tesadüfe kalmıştır. İstenmeyen gebeliklerin birçoğu bu nedendendir. Adet görme dönemini üç faza ayırabiliriz. İlk faz yumurtalıklardan birinde oluşan kesecikte bir yumurta gelişir ve yumurta döl yatağının ağzına gelir. Bu sırada salgılanan östrojen hormonu, endometriumun kalınlaşmasını ve damarca zenginleşmesini sağlar.

İkinci faz olan yumurtlama adet çevriminin 14. gününe rastlar. Çatlayan keseciklerden çıkan yumurta döl yatağı borusuna girerek rahme doğru yol alır. Bu sırada endometrium kalınlaşmış ve zengin kan damarlarıyla çevrelenmiştir. Üçüncü faz çevrimin 15. ve 28. günleri arasındadır. Bu dönemde endometrium kalınlaşır ve döl yatağı, yumurta döllenirse onu barındırmaya hazır hale gelir. Atılan yumurta döllenirse endometriuma yerleşerek gelişmesiyle hamilelik başlar ve adet çevrimi geçici olarak son bulur. Eğer döllenme olmazsa yumurta ölür. Hormonlar tarafından desteklenmeyen endometrium parçalanıp dökülür, ince damarlar çatlar ve adet kanaması başlar. Bu bir sonraki adet çevriminin de başlangıç günüdür.

Kadınlar herhangi bir yaşta bu çevrimde sorunlarla karşılaşabilir. Bunlardan amenore üreme süresi içinde herhangi bir etken nedeniyle adetten kesilme ve dismenore adet güçlüğü yada ağrılı adet halidir. Bazı kadınlar ağrılı adet görmeden şikayetçidir. Kanamalı dönemde yada önce şiddetli sırt ağrısı ve karında sancılı kramplar duyar. Bu durum bazen mide bulantısı ve kusmaya da neden olabilir. Genellikle ilk doğumdan sonra bu ağrılar geçer. Döl yatağının kasılmasından yada kan akımını engelleyen bir tıkanıklıktan olabilir. Organik bir hastalıktan kaynaklanmadığı sürece bu durum vücut için zararlı değildir. Bu durumda bir gecikme değil haftalarca adetten kesilme söz konusudur. Adetten kesilmenin ilk akla gelen nedeni hamileliktir. Ama bu durumu beslenme eksikliği Aşırı bedensel yorgunluk, değişik nedenlerle rahmin işlevini yerine getirememesi gibi pek çok nedeni olabilir.

Bazı hallerde de adet görmede aşırı kanama söz konusudur. Bu durumun devamlılığı anemide denilen kansızlığa neden olabilir. Bundan kısa bir süre önce kadınların adet döneminde ve öncesinde duyduğu sıkıntılar ciddiye alınmazdı. Bugün bile bütün bu sıkıntıların fizyolojik değil ruhsal olduğunu sorunun şikayetçinin düşüncelerinden kaynaklandığını söyleyen doktorlar vardır. Ama menstruasyon sendromu artık klinik bir bulgu olarak kabul edilmektedir. 150’yi aşkın bedensel ve ruhsal tepki bu sendroma bağlanıyor. Bu tepkiler bazen adet görmeden bir hafta evvel başlamakta ve adet görme sırasında şiddetini artırmaktadır. Bazı istatistikler intiharların bu dönemde arttığını gösterirken bazıları da bu dönemin suç işleme eğilimini arttırdığını göstermektedir.

Endokrin Sistem, Hipotalamus
Endokrin Sistem
Hipotalamus
Sendrom genellikle 40 yaşları civarında ve doğumlardan sonra şiddet kazanmaktadır. Ama kadınların yüzde 85’i yaşamlarının herhangi bir döneminde geçici yada sürekli olarak bu tür sıkıntıları geçirdiklerini söylüyorlar. Bu sendrom kalıtsal bir nedene de bağlanacağı gibi alerjik, dolaşım yada salgıları ayarlayan endokrin sistemle ilgili ilerleyici ve kronik şekillerde de kendini gösterir. Salgı bezleriyle ilgili ve hormonal olanların nedeni bir çok işlevin yanında hormonların salgılanmasını kontrol altında tutan beyindeki hipotalamusun çalışma bozukluğundandır. Hormon üretimindeki dengesizliği bu sendromun nedenleri olarak gösterenlerin sayısı giderek artmaktadır. Gereğinden fazla östrojen salgılanması nedenleri arasında sayılmaktadır.

Menstruasyon sendromunun sonuçlarından biride memelerde görülen ağrılardır. Aslında kadınların en az yarısı bu ağrılardan yakınır. Genellikle bu ciddi bir sorun olmayıp, kolayca giderilir. Kadınların bir çoğu adet kanamasının emilmesi için tampon kullanırlar. Tampon doğru yerleştirilmelidir. Genç kızların bir kısmı tamponun kızlık zarlarına zarar vereceğinden, bir kısmı da döl yatağına kaçacağından endişe eder. Bu endişeler yersizdir.

İlk defa tampon kullanan bir kadın tamponu yerleştirmeden önce yerleştirme şeklini kutunun üzerinden dikkatle okumalı ve uygulamayı buna göre yapmalıdır. Tamponun doğru ebatta olması ve iyi yerleştirilmesi önemlidir. Hekimlerin tamponun kullanılmasına ve yerleştirilmesine verdikleri önem herhangi bir iltihap ve mikrop kapma tehlikesine karşı olan duyarlılıklarındandır. Tampon rahmin ağzını kapattığından mikropların çoğalması için uygun bir ortam oluştururlar. Kanda zehirli maddelerin aşırı çoğalması sonucu olabilecek toksik bir şok son derece önemli hatta yaşamsal sonuçları doğurabilir. Tampon üreticileri tamponun 4 ila 6 saatte bir değiştirilmesini önerirler.

Adet görme tüm kadınların yaşadığı bir olaydır. Bir çok kadın yaşamı boyunca 400 kez bu olayı yaşar. Ama bu sadece kadınları etkileyen bir olay değildir. İster kocası arkadaşı, ister kardeşi sevgilisi olsun dolaylı olarak erkekleri de etkileyen bir olaydır. Bu nedenle de yemek içmek solumak kadar doğal olan bu olayı tabulardan kurtarmak gerekir. Araştırmacılar adet görmeyle ilgili çalışmalarını sürdürmekte ve kilo, gerginlik, beslenme ve emzirmeyle adet görmenin ilişkilerini açığa çıkarmaya çalışmaktadırlar.

Genç kızların bu döneminde tüm aile bireylerinin, özellikle anne ve ablaların yapabileceği pek çok şey vardır. Bu konuya doğru ve gerçekçi yaklaşım konunun olumsuz ruhsal etkilerini gidererek bir kadının her ay yaşayacağı bu sağlıklı olayı olumlu bir biçimde kabulünü sağlayacaktır.


8 yorum:

  1. merhaba 10 gündür zayıflamaya faydası oldugu için sabahları aç karnına 1 tatlı kaşıgı çörek otu yiyorum.bu süre içerisinde adet oldum.kanamam her zamankinden fazla .adet dönemimde çörek otu yemelimiyim?fazla kanamanın bir zararı olurmu?cevabınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, bu konuda çok ayrıntılı bilgi sahibi olmamakla birlikte yinede bir zararı olacağını düşünmüyorum. Ayrıca çörek otundan 10 gün içerisinde bir zarar veya bir fayda görmeniz çok düşüktür. En az iki ay düzenli olarak kullanmalısınız. Ayrıca kaynaklarda en az 6 ay çörek otu tüketmenin hormon dengelerini sağladığı ve vücut salgılarını artırdığı bu etkinin de adet döneminin "normal" seyretmesine büyük destek sağladığı bildirilmekte. Belki zayıflamak için uyguladığınız diyet, her zaman yemediğiniz başka bir şey veya diyet dolayısıyla her zaman yiyip içtiğiniz bir şeyi yememeniz buna sebep olmuş olabilir.

      Sil
    2. Çörek otu bir idrar söktürücüdür

      Sil
  2. BENİMDE ADETİM GECİKTİ ÇÖREKOTUNUN FAYDALI OLDUĞUNU DUYDUM VE BALLA KARIŞTIRIP YİYORUM A CABA KAÇ GÜNDE FAYDASI OLUR

    YanıtlaSil
  3. merhaba 2 haftadır günde iki kere bir çay kaşığı çörek otu yağı kullanıyorum.Şu an adetimin üçüncü günündeyim normale göre adetim resmen olmuyor denecek kadar az oluyor. Acaba kullanmamalı mıyım?

    YanıtlaSil
  4. Ben daha ilk adetimi oluyorum ama ilk iki gun normal kan geldi sonraki iki gun ise pedimde sadece cizgi seklinde sadece kan geliyor bu ne anlama geliyor

    YanıtlaSil
  5. merhaba ben 1 yıl kadar önce ilk adetimi oldum. daha sonra 3 kere oldum ve bu doğal bir şey olduğu söylendi doktor tarafından. ilaçla bir kere daha oldum. ve 3 aydır olmuyorum. çörek otu yağı aldık. iyi gelir mi? kaç aya kadar düzene girer? ve kaç aya kadar olurum?

    YanıtlaSil
  6. Bende bebeğim olsun istiyorum ama Yumurtlama bir sonra ki adetten 14gün önce oluyor diye bende düzenimi ona göre ayarlıyordum fakat adetlerimde düzensizlik oldu 28gün 30gün şimdide 31 gün oldu hal böyle olunca yumurtlama günü hesapladığım gibi olmuyor Nasıl olacak bilmiyorum sizce bir fikiri olan var mı

    YanıtlaSil

Lütfen soru sormadan önce, sorunuzu öncelikle arama kutusunu kullanarak araştırınız. Güzel yorumlarınız içinde teşekkürler.

Yorum Kutusu