Hamilelik

Hamilelik
Hamilelik
Bir mucize yaratabilirsiniz. Yeni bir yaşam bir bebek. Bir süredir şüpheleniyordunuz ama artık eminsiniz. Hamilesiniz. Hamile olduğunuzu nasıl anladınız?

Hamile olduğunuzun ilk belirtisi adet görme sıklığınızdaki değişikliktir. Normalde 25 ila 30 gün arasında tekrarlayan bu olay hamile kaldığınız zaman kesilir. Artık adet görmezsiniz. Hamileliğin bir başka belirtisi de genellikle sabahları kalkınca hissedilen mide bulantısı ve hazımsızlık halidir. Kilo alır, çabuk yorulmaya başlarsınız. Baş ağrısı ve ateşiniz çıkmış gibi bir sıcaklık hissedersiniz. Vücudunuzda bu belirtiler olunca hamile olduğunuzdan da şüpheleniyorsanız hemen bir doktora gitmelisiniz. Hele çok gençseniz mutlaka bir hekimin denetimine ihtiyacınız vardır.

Önce size genel sağlık durumunuzla ilgili sorular sorulacaktır. Daha önce geçirdiğiniz hastalıklar ve aldığınız ilaçlarda sorulur. Normal olduğundan emin olmak için tansiyonunuz ölçülür. Sonra tam bir muayeneden geçersiniz. Kalp atışlarınız ve solunum fonksiyonlarınız kontrol edilir. Daha sonra pelvis kontrolü yapılır. Bir alet ile rahmin içi kontrol edilir.

Güvenli bir hamilelik dönemi geçirmeniz ve sağlıklı bir bebeğe sahip olmanız için eksiksiz bir muayeneden geçirilmeniz şarttır. Bu muayeneden sonra doktor muhtemelen vücudunuzu ve kanınızı kuvvetlendirici bazı vitamin ve ilaçlar verecek ve kendinizi ve bebeğinizi sağlıklı tutmak için önerilerde bulunacaktır.

Günümüzde sağlıklı bir bebeğe sahip olmak için doğum öncesi alınması gereken önlemler konusunda oldukça geniş bilgiye sahibiz. Böylece düşük kilolu bebek, bebek hastalıkları ve ölümleri büyük çapta engellenebilmektedir. Bazen anne karnında bebek yeterli kiloya ulaşmamış olabilir. Bu durum çocukta kalp problemleri, doğum arızaları, beyin sarsılması, geri zekalılık, prematüre doğum ve ölüm doğum gibi sonuçlara neden olabilir. Bunun en büyük sebebi annenin hamilelik döneminde yanlış beslenmesidir.

Hamile iken Uyuşturucu, Sigara ve Alkol Kullanmanın Zararları
Hamile iken Uyuşturucu, Sigara ve
 Alkol Kullanmak Çok Zararlıdır!
Çok genç yaştaki anne adaylarının bebekleri de tehlikededir. Anne adaylarının sigara içmesi, bebeğe zarar verir. Bu dönemde kafeinden de kaçınılmalıdır. Marihuana, sigara kullanımı beyin kalp ve akciğerlerine zarar verir. Alkol bebeğinizin beyin ve sinir sistemini bozabilir. Kokain yalnız sizin için değil bebeğiniz içinde bir zehirdir. Bunlar sadece bebeğin düşük kilolu doğmasını değil hasta yada ölü doğması gibi sonuçlarda verir. Eroin ve diğer enjeksiyonla alınan uyuşturucuları kullanmak yada kullanan biriyle cinsel ilişkide bulunmak kişiyi tedavisi olmayan AİDS hastalığıyla da yüz yüze getirebilir. Bu hastalık anneden henüz doğmamış çocuğa da geçebilir.


Hamile iseniz sizi etkileyen her şey bebeğinizi de etkileyecektir. Bazı yerleşim merkezlerinde ki yoğun hava kirliliğini buna örnek olarak gösterebiliriz. Bu nedenle böyle yerlerde yaşayanlar hamileliklerini olabildiğince temiz ve trafikten uzak bir ortamda geçirmeye ve yürüyüş yapmaya özen göstermelidirler. Unutmayın siz hastalanırsanız çocuğunuzda hastalanacaktır.

Hamilelik ve Beslenme
Hamilelik ve Beslenme
Kullandığınız suyun temizliğinden emin değilseniz özel önlemler almalısınız. İçeceğiniz suyu kaynatın ve yemeklerinizi de kaynamış su ile hazırlayın. Sağlıklı bir bebeğe sahip olmak için hamileliğiniz boyunca iyi ve doğru besin almanızda çok önemlidir. Besinleriniz taze olmalı ve iyi pişirilmelidir. Bu dönemde her zamankinden daha dikkatli beslenmeniz gerekir. Sizin için en doğru olan besinler sebzeler, meyveler, süt, peynir ve yumurta, hububat, baklagiller ve ekmektir. Hamileliğinizde sağlıklı beslenmeye özen gösterirseniz. Bebeğinizde sağlıklı ve güçlü olacaktır.

Hamile iken size ne olmaktadır? Ne değişiklikler bekleyebilirsiniz?

Plasenta, Göbek Kordonu
Plasenta, Göbek Kordonu
Normal bir hamilelik geçirirseniz bu dönem hamile kalmanızdan itibaren yaklaşık 9 ay sürecektir. Bu süre içinde vücudunuzda pek çok değişiklik olacak. Hamileliğin ilk haftalarında plasenta gelişir. Plasenta doğmamış bebeğinizin hayatını sürdüren sistemdir. Kanınızdaki besin plasentadan geçer ve göbek kordonu yoluyla bebeğinize ulaşır. Bebeğin atıkları da aynı yoldan kanınıza taşınır.

Bebeğiniz büyüdükçe rahim genişler ve bir sıvı ile dolar. Bebeğiniz doğana dek bu sulu ortamda yaşayacaktır. 4. veya 5. ayda bebeğinizin tekmelerini duymaya başlarsınız. Göğüsleriniz hassaslaşır ve sızlamaya ve ağrımaya başlar. Vücudunuz süt hazırlamaya başlayınca da giderek büyür. Hamileliğiniz ilerledikçe kilo almaya başlarsınız. Bu kilolarınızın büyük kısmı bebeğinizindir. Ama vücudunuz daha çok su tuttuğu için sizde gerçek anlamda kilo alırsınız. Vücudunuzun tuttuğu bu fazla su özellikle yüzünüzde, ellerinizde ve ayak bileklerinizde şişmelere neden olur. Bazen bütün vücudunuzun şiştiğini hissedersiniz.

Sık sık idrara çıkma ihtiyacınız olur. Vücudunuzdaki bütün bu değişiklikler ruh halinizi de etkileyebilir. Kendinizi sık sık yorgun, durgun, kırgın hissedebilirsiniz. Bulunla birlikte bir de endişe taşıyorsunuzdur; acaba bebeğim sağlıklı olacak mı? Yada onu düşürürsem diye. Bu endişeler doğaldır. Hele de ilk çocuğunuzsa. Endişelenmeyin bu tür kaygılar hep boşunadır. Ama tehlikeli belirtiler karşısında son derece dikkatli olmalı ve icabında gecikmeden doktora baş vurmalısınız.

Tehlikeli durumlar şunlardır:

  • Vajinadan gelen en ufak bir kanama yada idrar yollarında acı ve yanma.
  • Şiddetli karın ağrısı.
  • Baş ağrısı, görmede bulanıklık.
  • Ayak bileği, yüz, parmaklar veya ayaklarda ani şişme.
  • Devamlı kusma veya yüksek ateş.

Bu belirtilerden herhangi birinden şikayetçiyseniz derhal bir doktora görünmelisiniz. Ciddiye alınacak bir durum olmasa bile böyle bir konuşma sizi rahatlatacak ve korkularınızı giderecektir.

Size verilen vitaminleri ve demir tabletlerini zamanında ve verilen dozda alarak sıhhatinizi artırabilirsiniz. Özellikle demir hamileliğin ortasına yaklaşıldığı dönemde önem kazanır. Gün içinde sık sık dinlenme fırsatı bulmanızda sağlığınıza yardımcı olacaktır. Doğacak bebeğinizi düşünürken dinlenerek hamileliğinizin tadını çıkartmaya bakın. Bu günler sayılı günlerdir.

Hamileliğiniz boyunca uzun bir dönem günlük yaşamınızı normal şekliyle devam ettirebilirsiniz. Sadece sağ duyunuzu bırakmayın. Mesela fazla ağır kaldırmayın, taşıdığınız şeylerin ağırlığını sırtınıza yük bindirmeyecek şekilde iki elinize dağıtın. Bir ağırlığı yerden kaldırırken dizlerinizi de bükerek yere eğilin kısacası yaptığınız her harekette bebeğinizin varlığını ve sağlığını aklınızdan çıkarmayın.

Hamileliğinizin son aylarında kontrollerinizi sıklaştırmalısınız. Yapılan muayenelerde bebeğin pozisyonu kontrol edilir. Bu doğumun ne kadar yakınlaştığı konusunda da bilgi verir. Son birkaç hafta içindeki gelişmeler sıkı bir kontrol altında tutulur.

Doğum yaklaştıkça bir çok hareketin yapılmasında da güçlük artar. Vücudun ağırlaşmasından kaynaklanan bel ağrıları ve ayaklarda kramplar görülür. Zaman zaman nefessizlik ve mide bulantısı bile hissedilebilir. Bugünlerde bir takım belirtilere karşı dikkatli olunmalıdır. Mesela,

  • Baş ağrısı ve bulanık görme,
  • Kollarda ve ayaklarda ani ve belirgin bir şişlik,
  • Karnın alt tarafında devamlı yada ani sancılar.

Bebeğin hareketlerinin durması da bir başka tehlike işaretidir. Birkaç saat süreyle bir hareket hissetmeseniz bir doktora başvurmalısınız.

Doğum zamanının geldiğini nasıl anlarsınız?
Doğumun başlamak üzere olduğunun belirtileri nelerdir?

Doğum yaklaştıkça rahim adalelerinde gerilme başlar. Doğum için henüz erkense bu gerilmeler kısa zamanda geçer. Mukozadan oluşan bir parça rahmin girişini hamilelik süresinde kapamıştır. Doğum başlamadan önce yada başlar başlamaz bu parça düşer ve vajinadan bir parça kan ve akıntı gelir. Bu bir belirtidir. Doğumun başladığını gösteren bir başka belirtide su kesesinin patlamasıdır. Bebeğinizin hamileliğin başından beri içinde yaşadığı su doğum kanalından gelir.

Su kesesinin patlaması doğum sancılarının başlamasından hemen önce yada sonra olabilir. Bu doğuma çok az kaldığının işaretidir ve hemen bir doktora başvurulmalıdır. Belirli aralıklarla şiddetli sancıların başlaması doğum olayının da başlaması demektir. Kasılmalar saatlerce sürebilir ve doğum yaklaştıkça sancıların sıklığı ve şiddeti artar. Rahmin kasılması arttığı için sancıda artmıştır. Ve her sancı rahmin ağzının biraz daha açıldığını gösterir.

Nihayet oluşumuna yardım ettiğiniz büyük mucize gerçekleşmiştir ve artık kollarınızın arasındadır. Doğumdan hemen sonra göbek kordonu kesilir ve sonra da kordonun öbür ucundaki plasenta çıkartılır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Lütfen soru sormadan önce, sorunuzu öncelikle arama kutusunu kullanarak araştırınız. Güzel yorumlarınız içinde teşekkürler.

Yorum Kutusu