Saç Dökülmesinin Nedeni Beyin mi?

Saç Dökülmesi ve Beyin
Saç Dökülmesi ve Beyin
Kellik. Bir yaratılış hatası mı, yoksa yaratılış harikası mı?

Geçmişten günümüze kadar tüm erkeklerin başının belası olan saç dökülmesinin nedeni acaba başka bir şey mi? Atomun içindeki enerjiyi çıkaran bu bilim neden kafadan iki saç teli çıkaramadı? Acaba bunun hiç çözümü bulunamayacak mı? Yoksa kelleri itlaf mı etmeli? Yoksa bunun üzüntüsünden kurtulmanın tek çaresi saçı dökülmeyen diğer erkeklerin bir centilmenlik yapıp kafalarını kazıtmaları mı?

Bu konuda o kadar çok soru sorulabilir ki bu dökülen saçlarınızın sayısını geçebilir. Peki bunun tek nedeni bir türlü elimize geçirip bezinden salgılandığına bir türlü pişman edemediğimiz ismi lazım değil o hormon mu? Belkide.

Bu çok çok eski bir konu olduğuna göre bir de eskilere soralım. "Ayağını sıcak, başını serin, gönlünü ferah tut". Acaba eskiler bizden bir şey mi saklıyor? Acaba her şey kabak gibi ortada mı? Neyse eskilerin de fikrini aldığımıza göre gelin saç dökülmesine bambaşka bir boyuttan bakalım.


Saç dökülmesi nasıl olur ?

Genetik faktörler, erkeklik hormonunun daha etkin ve güçlü bir türüne dönüşmesiyle gerçekleşen hormonal etkiler, deri hastalıkları, kanser ve ilaç kullanımı gibi sebepler nedeniyle saçlar dökülür. Ama en önemlisi erkek tipi saç dökülmesinde androjen hormonları ve bunların reseptörleri özellikle 5-alfa redüktaz enzimi rol oynamaktadır. Artık neredeyse kendi saçınızı kendiniz ekebilecek kadar saç dökülmesi hakkında bilgi sahibi olduğunuzu varsayarak bu konuya daha fazla girip saç dökülmesinin nasılını uzatmak istemiyorum.

Peki saçlar neden dökülür?

Yada her erkek ve kadında androjen hormonları ve bunların reseptörleri mevcut olduğu halde niçin herkesin saçı dökülmez?

Oysa bir kelin geriye kalan saçları o kadar sağlamdır ki, ense ve yanlardaki saçlar uzatılıp, örülüp bir ipe bağlanıp çekilse göbekli bir adamın bile ayağını yerden kesebilir. Vücudunuz tıka basa, TNT’ye eşdeğer DHT ile dolu (Dihidro-testosteron) ve sadece kafanızın üzerindeki tüyler bundan etkileniyor. Kaşınız, kirpiğiniz, bıyığınız, sakalınız, vücut kıllarınız, ense ve yanlardaki saçlar olduğu gibi duruyor ve neredeyse gittikçe de sağlamlaşıyor; hatta o kılları dökmek en az kafadan saç çıkarmak kadar zor bir hal alıyor.

Bu tuhaf bir durum...

Her iki erkekten biri saç dökülmesinden dolayı üzüntüden ekstra biraz daha saç dökerken, kadınların saçları da olduğu gibi duruyor.

Buda tuhaf bir durum... Hatta en tuhafı ise şu

Saç dökülmesi sadece beyini açığa çıkarıyor ve sonra duruyor. Yada şöyle de denebilir, sadece beynin etrafındaki saçlar dökülüyor. Evet, anahtar bu olabilir.

İnsan beyin ve vücut sıcaklığını gösteren termal görüntü
İnsan vücudunun termal görüntüsü
Beyin, vücudun 1/5’i olmamasına rağmen, toplam vücudun harcadığı kalorinin 1/5’ini harcar. Bu iyi bir oran. Kalori ısı demektir. Oksijen ile glikoz buluşur, açığa karbondioksit ve ısı açığa çıkar. Vücudun normal şartlarda en sıcak yeri beyindir ve bu yönüyle bilgisayar ve işlemcisine çok benzer. Öyle ki soğukta bile derin derin düşünerek belki de kendinizi ısıtabilirsiniz.

Vücuttaki titreme, kalp atışı, sinir sindirim ve diğer sistemler, önüne geçilemeyen nefes alma gibi istekler ve saç dökülmesi gibi olaylar bizim isteklerimiz dışında gerçekleşir. Hatta şöylede denebilir: Vücudumuzun içerisinde istemli olarak zaten hiç bir şey yapamamaktayız. Bilinçaltının yönettiği bu sistem başına buyruktur ve sizin daha adınız bile konmamışken bu sisteme tam yetki verilmiştir. Sadece ve sadece sizin iyiliğiniz için. Ve bu sistemin en çok kıymet verdiği organlardan biriside kendisinin de içinde ikamet ettiği beyindir. Beyin müthiştir ısı yayar, elektro manyetik dalgalar yayar, dalgalar geçer, en hassastır ve kemik kalkanıyla korunan tek organdır. Oksijen eksikliğinde en önce o vefat eder ve o öldüyse gerçekten artık bir ölüsünüzdür. Kısacası başımızın üzerinde yeri vardır.

İyi de, bu koruyucu sistemin saçlarımızla alıp veremediği nedir?
Sorunun cevabı ise şu soru. Sıcakladığınız da ne yaparsınız?

Beyin Açılımı, Isınması ve Saç Dökülmesi
Beyin açılımı ve ısınması
Eğer çok düşünüyorsanız, "brain building"e merakınız varsa, çok stresli ve çok eforlu bir yaşam sürüyorsanız, çok üzülüyorsanız, uzunca bir dönem ruhsal bozukluk ve depresyon gibi bir durumun içinden çıkamadıysanız; bu, olumlu veya olumsuz yönde, bir şekilde daha fazla beyin açılımı yapmışsınız demektir. Ve bu durumda beynin daha fazla bölgesi çalışır hatta bazı bölgeleri durmaksızın çalışır. Çok çalışması daha fazla kalori çekmesi, yakması ve daha fazla ısınması demektir.

Bunun sonucunda beyin ısınır ama normal bir vücut bunu abzorbe edip soğutabilir. Dakikada yaklaşık 1 litre kan beyne pompalanır. Kan, beyni hem oksijen hem de glikoz açısından beslerken aynı zamanda akciğerlerde oksijen-karbondioksit alışverişi sırasında serinleyen kan beyne serinlikte iletir.

Bununla birlikte burnunuzla aldığınız nefes beynin tam altından ve çokta yakınından geçer. Hepimizin de bildiği gibi burun boşluğundan geçen hava vücut için ısıtılır ve nemlendirilir. Burun boşluğundaki mevcut sıcaklığında, vücudumuza yeni çektiğimiz havanın ısıtılması için solunan havaya transfer edilmesi beyin alt bölgesi ve çevresinin serinletilmesi anlamına gelir.

Peki normal olmayan bir vücutta ne olur?

Eğer damar sisteminiz yetersiz veya bir problem (daralma vb.) varsa veya kanınız koyuysa ki bu stresin, üzüntünün ve heyecanın bir sonucu olabilir. Koyuluk veya beyne giden damarlarda daralma nedeniyle kanın vücuttaki devri azalır ve bu dakikada beyne giden kanda ve bu da beyne giden serinlikte azalma demektir. Eğer bununla birlikte nefesinizi burnunuzdan değil de ağzınızdan alıyorsanız buda yine beyni serinleten kaynaklardan birisinin daha yok olmasıdır. Bunun sonucunda koruyucu sistem devreye girer ve gözümüzün yaşına bakmadan saçlarınızı tek tek yer çekiminin dayanılmaz cazibesine bırakıverir.

Yani saç dökülmesini nedeni beyni soğutmak içindir diyebiliriz.

Normalde insan, çoğu işi ve çoğu düşüncesi için beyninin frontal (ön) lobunu kullanır. Frontal lob kafanın alın bölgesidir ve hali hazırda zaten keldir. Yani bu bölgedeki aşırı çalışma sonucu oluşabilecek bir ısınma çok rahat bir şekilde vücut dışına aktarılabilir. Ancak saçı giderek azalan bazı insanlar bu frontal lob ile yetinememektedir. Bunun neticesinde gittikçe arka üst taraflara doğru beyin açılımı olur ve bu bölgelerde de hararet artmaya başlar. Ayrıca beyin zaten sıvı içinde bulunduğu ve ısınan sıvının yükseleceği prensibinden yola çıkarak kafanın sivri tepe bölgesinde de ısı birikmesi olabilir diyebiliriz.

Burun Boşluğu
Burun Boşluğu
Saçlarımız iletken değil yalıtkandır. Yaratılış gayesi dış hava sıcaklığından ve soğukluğundan beyni korumak ve beynin kendi sıcaklığını muhafaza etmesine yardımcı olmaktır. Ancak ne var ki beyin ısısında meydana gelen artış ve hatta meydana gelebilecek bir sıcaklık öngörüsü bile koruyucu sistemin saçlarınızı serbest bırakmasına yol açabilir. Bu da kafamızın yalıtımını sağlayan sistemin artık olmaması ve ısı kaybederek soğutulabilmesi anlamına gelir. Bu koruyucu sistemin artık son çaresidir.

Aslında herkesin genlerinde gerektiğinde nasıl kel kalınacağı yazılıdır. Çok çalışan ancak bu ısınmayı tolare edebilen beyinlerde, bu genler beynin ısınmaması sonucu kelliğe ihtiyaç duyulmadığı için saç dökülmesine neden olmaz. Bazılarında saçlar sadece bir miktar dökülür, bazılarında ise sadece seyrekleşir. Hangi durumlarda nasıl davranılacağı genlerde yazılıdır.

Bazılarında bu sıcaklığı yok etmek daha değişik yollar ile olabilmektedir. Örneğin saçların kırlaşması. Yani beyazlaması. Saçlar renklendiğinde özellikle koyu renkli saçlar güneşi ve benzer ısı ışınlarını daha fazla emer ve buda artı bir sıcaklık demektir. Saçların beyazlaması buna karşı bir önlemdir denebilir. Ve genellikle de insanların beyinlerinin en çok geliştiği en fazla kullanıldığı dönemlerde ortaya çıkar. Bu da ikinci sınıf bir savunma sistemidir denilebilir.

Peki saç ekiminden sonra saçlar neden dökülmez?

Saç ekiminde kafanın üzerine nakledilen saçlar zaten bahsekonu hormondan etkilenmeyen ve "dökülün" emrine karşı çıkan asi ruhlu saçlardır ve bunları da sadece lazer paklamaktadır. Yani beyinden uzak ve onu kapatmayan saçlar ve tüylerdir ve bu yüzden hala vücudunuzdadır.

Her şey güzelde o zaman kadınların saçları neden dökülmüyor ?

Kadınların saçlarını kurtaran, beyinlerinin erkeklerden ufak olması ve bununla birlikte dakikada beyinlerine pompalanan kanın fazla olması ve östrojen. Evet östrojen bir erkeği kellikten kurtarabilir ancak östrojen rajona ters bir hormondur ve saçlarınıza bakış açınızı tamamiyle değiştirebilecek yan etkiler gösterebilir. Kadınların bu beyin yapısı sayesinde beyinleri daha az ısınıp daha çabuk soğuyabilme yeteneğine sahiptir diyebiliriz. Ancak bu bir erkeğin bir kadından yaratılışta daha akıllı olduğu anlamına gelmez. Çünkü 1 kg beynin 10 gramını kullanmakla 1,5 kg beynin 10 gramını kullanmak, kapasite açısından zaten aynı şeydir. Zeka beyin ile değil beyini kullanabilmeye göre değişir.

Kısacası saç dökülmesi bir hastalık veya genetik bir çaresizlik değildir. Saç dökülmesi vücudun aldığı bir takım tedbirlerdendir. Vücudun o bölgeyi açmaya ihtiyacı var ise bunu eninde sonunda yapacaktır (www.coreklen.com). Belki de bu yüzden bugüne kadar saç dökülmesinin önüne geçilememiştir.

Bu da saç dökülmesinin farklı bir boyutuydu. Bilim şuana kadar saç dökülmesinin nasılını araştırdı. Nedenini genlere bağladı. Ancak gözden kaçan kadınlarda neden dökülmediği ve erkeklerde dökülmenin ensede ve kulak üstünde neden gerçekleşmediğiydi.

Şüphesiz bu teorinin, bir grup kelin bir araya getirildiği ayrıntılı bir bilimsel çalışmaya ihtiyacı vardır.

Namaz Abdest
Ayrıca yeri gelmişken bir şeyin daha altını çizmeden geçemeyeceğim. Abdest. Namaz kılanların aldığı abdest, başın günde 5 defa mesh edilmesi başın üst bölgesinin, günde buruna 15 kez su çekilmesi beynin alt bölgesinin, boynun ve ensenin su ile mesh edilmesi de beyne giden şah damar bölgesinin gün boyunca düzenli bir şekilde serinlemesine yardımcı olur. Bununla birlikte günde 80 defa secdeye gidilmesi ve 40 kez rüku edilmesi beyne giden kan akışını artırır. Ve beyne giden kan akışının artmasıda beyin ısısının vücut ısısı ile aynı düzeye indirgenmesi demektir. Bunlar devede kulak gibi görülebilir ancak zaman ile yekün teşkil eder. Bu ise abdestin sadece temizlik için yapılmadığının ve niçin her namazdan önce mutlaka gerektiğinin göstergelerinden bir tanesi olabilir. 
Ufak bir hesap yapacak olursak bir kelin evrimini 5 senede tamamlandığı varsayılırsa ve saç dökülmesinin başlamasıyla birlikte bir insanın namaz kılmaya başladığı düşünülürse yaklaşık 27000 kere su ile kendini serinletmiş ve yaklaşık 1.000.000 kez beyne giden kan akışında artış sağlamış olur. Buda belki onun saç dökülmesini engelleyebilir veya erteleyebilir. Ancak bu niyetle kılınan namaz da "niyet ettim erkek tipi saç dökülmesi için..." gibi ilginç bir şey olabilir. Bilgilerinize önemle arz olunur...

(Bu konu ilk defa ve sadece bu sitede kaleme alınmıştır. Komik bir dille yazılmış olması bilimsellikten ve mantıktan uzak olduğunu göstermez. 2B adaylarının gülme kaslarında biraz olsun gerilme meydana getirmek için yazı sonradan yumuşatılmıştır. Kaynak gösterilmeden kopyalanması kesinlikle yasaktır. Bu düşüncenin sahiplenilmesi veya benzeri bir durumda ise bütün hukuki yollara başvurulacağı da bilinmelidir.)


45 yorum:

  1. ya çok şaşırdım enteresan bir bakış açısı ve gayet de açıklayıcı

    YanıtlaSil
  2. çok ilginç ve sanırım mantıklı.. genel olarak beynini fazla kullananların saçları dökülüyor bu yüzden doktorlar mühendisler gibi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. zeka ile ilişkisi var diyorsan einstein in saçlarının benimkinden daha gür oluşunu nasıl açıklarsın. ya da yaşlandıkça, bunadıkça zekileşiyor muyuz

      Sil
    2. Ne doktorum ne mühendis ama çok düşünüyorum çok takıyorum kısacası beyni soğutamıyorum sanırım :D

      Sil
  3. doktorlara kalırsaaak "genetik genetik sıkma canını,yapacak bi şey yok" =PP

    ya tamam genetik de sonuçta dökülürken saç "hadi by by gidiyom ben,genetiğim zaten merak etme" demiyo ki.dökülmenin evreleri var.

    yapacak çoook şey var dostlar.ancak az kaldı sabredin

    YanıtlaSil
  4. aşağı yukarı 1-2 aydır belirli aralıklarla saç dökülmesi üzerine araştırma yapıyorum.yakında fahri profesör olacağım =)
    bu sayfayı "kadınların saçları neden dökülmez" sorusu ile buldum..

    buradaki veriler çok değerli ve sağlıklı.yani ayakları yere basan veriler ve ezber bozan.

    erkeklerde testesteron un 5-alfa-redüktaz enzimi aracılığıyla dihidrotestesterona (DHT) dönüşmesinin ve böylece foliküllere tutunan DHT nin yıprandırıcı etkisi ile kalınlaşan folikül çeperi...kısacası testesteron ve östrojen denilen iki hormon var her insanda.bunlardaki baskınlığa göre insan erkek/kadın olarak ayrışır.saç meselesinde bu hormonlardan testesteronun 5-alfa-reduktaz enzimi ile tangosundan doğan DHT saç düşmanıdır.ancak bu hormon erkeği bayandan ayrıştıran özellikler için vücudumuzun ürettiği gerekli bir hormondur.ancak fazlalığında prostat ve saç dökülmesi olacaktır.erkek olarak saçlarınız dökülüyorsa aslında bu harbi erkek olduğunuzu gösterir ;)

    gelelim östrojen hormonuna.bu hormon bayan hormonudur aynı zamanda da her erkekte vardır.keten tohumu,havuç,ada çayı,soya kıyması/sosu hariç soyanın her formu,tahıl(buğday,susam vb.) gibi besinler östrojen açısından zengindir ve doğal yoldur.Ayrıca ısırgan otu yağı,badem yağı,çinko hapı,ginseng yağı,ozon yağı,kantaron yağı,zeytin yağı,sarımsak,soğan gibi bitkisel ürünlerde saçı dışarıdan içeriden besleyen maddelerdir.

    bu sayfadaki bilgiler benimkilerle birleşince muhteşem bir bilgi kaynağı..

    Allah razı olsun bu paylaşımlarınızdan.
    selametle...

    YanıtlaSil
  5. fahri profesör olacakmış pehh. Ben periyodik tablodaki bütün elementleri kafada denedim, radyoaktif elementler dahil. geceleri acayip parlıyorum, kelebekler peşimi bırakmıyor.

    üzerinde bilimsel çalışma yapılması gereken gruba benide yazın.

    bu arada gerçekten çok farklı bir yaklaşım. demekki sizde baya bir beyin açılımı yapmışsınız :))

    YanıtlaSil
  6. tebrik ederim, çok güzel bir bakış açısı namazla ilgili kısmıda etkileyici

    YanıtlaSil
  7. katılmamak elde değil gibi. örneğin hayvanları düşünecek olursak, hiç bir ırkta sonradan kelleşme meydana gelmiyor. beyin kullanımıyla ilgili olabilir bu yüzden.

    YanıtlaSil
  8. saçma geldi.. çok düşünmek yani stres insülini tetikler, insülinde 5-alfa reduktazın işlevini arttırır.. o yuzden çok üzülenler, stresli yaşama sahip kişiler kelleşir

    YanıtlaSil
  9. ilginç bir bakis açisi etkileyici

    YanıtlaSil
  10. Kenan Akkuş
    Yemin ederim, bende böyle düşünüyordum. Tek fark, beynin yaydığı ısı değil de, beynin yaydığı radyasyon nedeni ile döküldüğünü düşünmüştüm. Bu açıklamanız gayet leziz bir kıvamda anlatılmış, bilimsel bir açıklamadır. Ama bu ülkede prof ünvanınız yoksa, einstein bile olsanız sizi salıncağa bile bindirmezler. Einstein demişken, en yüksek beyin radyasyonu yada ısısı yayan en muhteşem insan o olması gerekirken, neden evdeki halı gibi satçları gür. Yoksa kelliğe çare bulup, torunlarına patentini miras mı bırakmış.

    YanıtlaSil
  11. Olabilitesi var tabii, fakat saçlar yanlardan da dökülür ve delilerde de kellik vardır...

    YanıtlaSil
  12. Doğru olduğunu varsayalım peki soğuk kış aylarında başımız donarken saçlarımız tekrar neden çıkma teşebbüsünde bulunmamakta? Beyinle ilgili olabilir ama sıcaklıkla pek bağlantılı olduğunu sanmam.

    Beynin yaydığı manyetik alan yada radyasyon veya üstünde durduğunuz bu enerjiye bağlı bir koruma mekanizması olabilir. Öncelikle şunu ele almamız lazım, doğada yaşayan hiç bir varlıkta olan etkiler boş yere olmamakta yani saç dökülmesi veya beyazlama bir hastalık gibi değilde bir sebebin etkisi olmalıdır.

    Erkek hormonu ve kadın hormonu üzerinde araştırmam gerekiyor ikisi farklı oldukları için ürettikleri enerjide farklı olacaktır. Kanın yapısına bağlı bir enerji oluşumuda olabilir. Saçlar bir battaniye gibi sizi dış enerjiye karşı koruyabilir örneğin hava sıcak olsa bile yatarken üstünüze bir şey örtme ihtiyacı duyarsınız çünkü havadaki enerjiyi çekerek absorbe etmektedir.

    Aynı etkiyi saçlar içinde düşünebilirim, örneğin ben duygulandığım zaman veya içimde güçlü bir mesaj belirdiği zaman başımdan havaya doğru yüksek bir enerji akışı hissetmekteyim ki bu enerji gerçekten somut yani deneyle ispatlanmakta.

    Bakın avuç içlerimde de bu enerji var ve hissediyorum örneğin telekinezi uygulamasında kullanıyorum ve avuç içlerinde tüy bile çıkmamakta yada bundan dolayı bir sebep olabilir. Bir yeriniz ağrıdığında hemen elinizi yaraya götürmez misiniz? Bana kalırsa burada 2 netice var; içeri giren emilen ve dışa yayılan bir radyasyon türü.

    YanıtlaSil
  13. Soğutmadan maksadım bir araçtaki oluşan hararet sonrasında çalışan fan sistemi gibi bir şey değildi. Araçlarda bu şekilde çalışır ve duruma biraz geç müdahale edilir. Ancak daha akıllı bir sistem siz daha fazla gaza bastığınızda motor henüz hararet yapmamışken motorun ısınacağını bilir eş zamanlı olarak fanı da hızlandırarak hararet yapmasına engel olmuş olur.

    Yani başın dışı ne kadar soğuk olursa olsun (ki başınız kış soğuğuna çok uzun süre maruz kalmaz çünkü buna izin vermezsiniz), beyin kendinin fazla çalıştığını ve bunun neticesinde ısınabileceğini bilebilir ve eş zamanlı olarak önlemini alabilir. Anlatmak istediğim buydu.

    Bir daha çıkma teşebbüsüne gelince bir şey daha belirtmek isterim. Kelleşen kafa ile avuç içi her ne kadar birbirine benzese de kafada atomik boyuta kadar küçülmüş olsa dahi saç folikülleri durur. Buda çok ilginç mademki bir daha eskisi gibi olmayacak onlar neden halen orada bekliyorlar.

    Dökülme gibi değilde sanki maksatlı bir şekilde saç tellerini küçültme ve o şekilde bekleme söz konusu.

    YanıtlaSil
  14. Aslında olayı basit olarak ele aldım tabii ki bu konuda bilgim yoktur bilgim olsa belki desteklerim belki çürütmek için tezler sunarım. Yazılarınız mantıklı bir daha düşününce. Beynimin ön lobunu çok az kullandığımı düşünüyorum çünkü hep başımın üzerinde bir şeyler hareketlenir ve ön lobu kullanmadığım için basit hesaplarda tıkanıyorum. Ön lob sanırım odaklanmayı da sağlıyor, saçları dökülenler sanki hayatta daha başarısız gibiler yada bu kel sayısının daha az olmasından da kaynaklanabilir. Mesela hayvanların kürklerine bakalım ne kadar kalın ve soğuklarda bile dayanıklılar elbette bu insan içinde belli koşullarda geçerlidir. Saçlar güneşten gelen ısının yanında farklı bir enerji türünüde çekerek absorbe ederler ve bu aşırı bir sıcaklık yaratabilir bu enerji üzerinde henüz bilim araştırmalar yapmakta. Aynı şekilde beyinden çıkan enerjiyi de absorbe ederek dağılımını önlerler. Eğer saç dökülmesi genetik ise iki sınıf insan olduğunu söyleyebilirim bu amaç uğrunda; 1 enerjisini düşüncesini yansıtan 2 enerjiyi çekerek ondan beslenen. Fotosentez gibi düşünebiliriz. Hayat yin-yang olarak bir denge halinde ise muhakkak insanlardaki bu enerjide dengelenmeli pozitif ve negatif gibi. Örneğin ayak tabanında tüy yoktur hani strese girdiğimizde toprağa basmamız söylenir bu tamemen doğrudur, vücuda giren negatif enerji ayaklarımızdan toprağa akar. Sizin teorinizde benim bulgularımı desteklemekte çünkü bu enerji tarafından artı olarak ısınan bir beyin işlevini yerine getiremeyecektir sağlıklı olarak. Bu enerji bilimsel olarak deneylenmiş ve Einstein da bunun üstünde çalışmıştır azda olsa. Zaten bugün ısı yalıtımları, süt kutuları gibi şeyler bu bulgular neticesinde gelişmiştir. Teoriniz üzerinde araştırmanızı temenni ediyorum, aslında ön lob meselesi emarlar gibi cihazlarla kolayca denekler üzerinde açığa çıkabilir.

    YanıtlaSil
  15. Kenan Akkuş
    BEYNİ KANDIRMAK MÜMKÜN MÜ?
    Bir insanın yanına bitlenmiş gibi kaşınarak oturduğunuzda ve bitlendiğinizi söylediğinizde, bir müddet sonra o insan da kendisini bitlenmediği halde, kendisini parçalarcasına kaşınacaktır. Acaba, diyorum; bu etkiyi tersine kullanıp, kendi beynimize, saçlarım dökülmeyecek, dökülenler tekrar gelecek gibi etkili telkinde bulunsak ve beynimiz de bu telkine ikna olsa, yeni saç gelme ihtimali varmı? Yoksa vücut aurasını olumlu düşünerek, şifalı ve onarıcı bir aura kazanabilirmiyiz. Kolu kopan bir insanın bile, hayat boyu kopan kolun aurası durmaktadır. Yani aura resmi çekilen çolak birisi, aura resminde çolak değil, bütün olarak gözükmektedir. Hadi biraz da buna kafa yoralım.

    YanıtlaSil
  16. Kenan Akkuş ne güzel yazmısşsınızda bu yazıların başından beri beyni fazla yormayın saçlarınız dökülür deniyor o yüzden koyverelim gitsin düşünmeyelim bıktım artım düşün düşün aslında ilacı o kadar basit ki 2014 ü bekliyorum ve bütün üzüntülerim bitecek.Doğru tabi kmlerce uzakta birisine güzel duygular göndererek şifalar yapılıyorsa ellerini göğe kaldırıp enerji alanına girebiliyorsan herşey mümkün.Tam teslimiyet tam inanç lazım isterse saça hiç faydalı olmayan bir ot olsun ona inanıyorsan şifa buluyorsun aslında orda Rabbine teslim olup şifayı ondan istiyorsun ot bahane

    YanıtlaSil
  17. birileri bu işlerden ekmek yemesi için dökülüyor bence. :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekmek yesinler sorun değil ancak yinede çıkaramıyorlar :)

      Sil
    2. Metnin sahibi olan arkadaşımız güzel bir konuya değinmiş. Yaklaşık 1996 yılından beri androgenetik alopesia üzerinde çalışmalarım oldu.. bazı gönüllü kişiler üzerinde radyolojik incelemelerde bulundum sonuç şunu gösteriyorduki Erkeklerdeki sağrak üstü (kafatası üstü) yağ dokusunun bayanlara kıyasla artmış olduğunu gördüm.. Bu yağ dokusunun artışını frontal sinüslerdeki mukoza bozulmasına bağladım.. Çünkü bu sinüslerin bir nevi sağrak üstü yağ dokusunun seviyesini kontrol eden sensör vazifesi gördüğüne inanmaktayım... erkeklerde DHT salınımıyla sadece prostat hipertrofisi değil mukozal kalınlaşmalarında arttığına inanmaktayım.. dolayısıyla vücut sağrak üstü yağ dokusunu artırmakta ve folikül üretimi durdurulmaktadır.. aslında insanoğlu saçlarına tekrar kavuşabilir bunun için yapması gereken frontal sinüsleri eski anatomisine geri döndürmek ve dışarıdan folikülleri uyarmak lazım...

      Sil
  18. ikinci bir husus var olan saçlarınızı korumak istiyorsanız; şu önerimi not edin: Ekmek ve şeker tüketimini azaltın.. bunları tükettiğiniz zaman vücut ısınır dolayısı ile saç diplerindeki yağ salgısı artar.. ayrıca bu yağ salgısını daha da artıran mantarlarıda göz ardı etmemek lazım.. bu mantarlara karşı ne yapmak lazım; sabahları aç karnına bir tatlı kaşığı çörekotunu bir bardak kadar su ile tüketmek .. böylelikle saç diplerinde aşırı çoğalmış olan mantarları aza indirmiş oluruz.. tabi aşırıya gitmiycez niye mi; Çünkü saç diplerinden salgılanan yağ vesilesiyle damarlarımızda aşırı miktarda bulunan yağı dışarı atmış oluruz eğer biz bu salgıyı tamamen kesersek damarlarımızda pıt pıt pıt diye seğirme alametleriyle kendini gösteren tıkanmalar oluşur.. yanı kolesterol yükselmiş olur...kas tutulmaları vs. başlar.. bunlara dikkat.. saç dökülmesi tıpkı şuna benzer ki, bir kadın kolundaki bileziği çıkarmak için zorlanırda koluna sürdüğü kaygan bir jel ile bunu kolaylaştırır.. işte dökülmede böyle kolaylaşır.. dökülmeyi kolaylaştıran yağ salgısıdır.. bu yüzden saçlarımızı gün aşırı(bir gün arayla) yıkamamız icab eder. fakat şampuanlardaki aşırı krem bu kaygan jel misali saçlarımızdaki dökülmeyi daha da artırabilir .. bu yüzden size kremsiz sabun kullanmayı öneririm.. ve ılık suyla yavaş yavaş iki defa yıkamanızı.. ilk yıkamada saçları oğuşturmayın ikinci yıkamada diplerini oğuşturarak yıkayabilirsiniz...

    YanıtlaSil
  19. üçüncü bir önerim ise saçları beyazlayan arkadaşlar için olucak.. araştırmalarıma göre kişinin tansiyonu ile alakalı bir ilişki gördüm saç beyazlamasında.. tansiyon düşük olunca hem beyazlama artmakta hem de dökülme.. Eğer saçlar kalınlaşmışsa dökülme olmasa bile beyazlama başlar.. çünkü saç kalınlaştığı için folikülden yani saç yuvasından kurtulamaz ve dolayısı ile beyazlar.. Bunun engellemek için ne yapıcaz soğan, sarımsak , pırasa , maydonoz gibi damar genişletici madde içeren besinleri gündüz tüketmiyeceğiz.. niye çünkü gündüz ayaktayız damarlar genişlerse tepe noktalara kan akışı yavaşlar dolayısı ile beslenemeyen saçlarda beyazlama kaçınılmaz olur.. bir de özellikle bu yiyecekleri tükettiğimiz zaman veya antidepresan tükettiğimiz zaman nişasta ve şeker tüketiminden uzak durun çünkü bu durum da oksidasyona neden olur.. çünkü antidepresan kullanımında da damarlar bir nevi genişler vücutta soğukluk olur.. genişleyen damarlarda şeker ürünleri daha çok oksidasyona neden olur beyazlama daha da artar.. Anlattıklarımdan fayda gören arkadaşlarımızdan ricam bizler için hayır temennisinde bulunmak olur.. hepiniz Allah a emanet olun arkadaşlar ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilgilendirme için teşekkürler. Oldukça farklı ve ilk kez duyduğum bilgiler.

      Sil
  20. bu ozon yağı var beyaz saç için iyi gelir diyorlar bir bilginiz varmı birde saç beyazlaması için bize bir öneriniz var mı

    YanıtlaSil
  21. GEN TEDAVİSİ
    Kenan Akkuş
    Arkadaşlar evvela Allah saçlarınıza kuvvet ve bereket versin diyor ve sözlerime devam edeyim. Diyorum ki; hani şu ''kurt adam sendromu'' diye bir cilt sorunu var, sanırsam genetik bir sorun... Bu kurt adam hastalarından aşılanmış genler, kontrollü bir biçimde kafaya zerk edilirse, kafadan saç fışkırmaz mı? Bir de vücudda istenmeyen kıl ve tüylere, saçkıran aşı yada mantarı bulaştırılırsa, (e tabi yine kontrollü bir biçimde) istenmeyen tüylerden de kurtulamazmıyız. Bence bilim, bir çok hastalığa çare bulmuş fakat, bunu sömürü amacıyla gizliyor. Düşünsenize... M.Ö ki asırlarda, beyin ve göz ameliyatları yapılmış ve biz bunun 21. asırda olduğunu sanıyoruz. Halbuki cep telefonu teknolojisi de sözde telefonun icadından önce bulunmuştur. Bize yanlış ve yalanlarla dolu bilim tarihi öğretiliyor. Gelişmiş teknoloji ürünü UFO lar, bize uzaylı diye yutturmaya çalışıyorlar, daha anlatacak çok şey var ama neyse.

    YanıtlaSil
  22. Kenan Akkuş
    Ha..; bir de Sırma saçlı düşünmeyen bir cahil olmaktansa, düşünen bir kel olalım daha iyi. Kalın sağlıcakla...

    YanıtlaSil
  23. Mantıklı ve eğlenceli bir anlatım, takdir ediyorum, sevdim.

    YanıtlaSil
  24. Proscar aldıktan sonra algılamada çok güçlük çekiyorum,derslerim çok kötü oldu. DHT beyinde çok işlevini olduğunu bilmiyordum.ama bu kadar etkiler mi tahmin etmiyordum. Tezi desteler ,çünkü DHT devre dışı kaldığında beyin kendini rölantiye alır. Isıda düşüklük olur. Saçlarımızı korumaya başlarız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. öncelikle selamlar ustam proscar kullandığını yazmışsın peki kaç zamandır kullanıyorsun ki böyle bir sıkıntı yaşadın Bu bahsettiğiniz etki nasıl bir etki Acıma hissimi yaratıyor yada rahmetli Kemal SUNALın filmlerindeki gibi donamı kalıyor insan bilgi verebilirmisiniz rica etsem takipte olacağım saygılar

      Sil
    2. üniversite 4.sınıfta almaya başladım eem okuyordum dersler çok zor,3 boyunca en zor derslerden kalmama rağmen basit 4. sınıf dersleri 4 yılda zor verdim,4 yıllık okulu 8 yılda zor bitirdim. bilseydim finasteride kaynaklı ise o zaman hiç kullanmazdım. Cinsel yönde yanetkisi hiç olmadı. konsantrasyon bozukluğu,hayatı anlamsız bulma,Çekingen ruh hali,hiçbir sınavda paragraf sorusunu yanlış yapmağım halde şu bir paragraf sorusunu 10 defa okusan anlamıyorun . affedersin tam bir gerizekalılık hali

      Sil
  25. iyi sallamışsın abi...

    YanıtlaSil
  26. hiç alakası yok. tamamen hormon bozukluğu ve anneyle alakalı. annede bir arıza varsa 9 ay karnında taşıdığı bebeğe illaaki tesir ede, üstüne birde 'sütüm gelmiyo naapiyim yani' deyip saçma sapan şeyleri gariban bebeğin boğazına tıkıştırırsa o çocuğun saçıda dökülür, dişleride çürür, çirkinde olur, kafada çalışmaz vs vs...Allah haşa boş laf edermi, 2 sene emzirmeyi tavsiye etmiş sütün yoksa süt anne arayacaksın. yoksa o çocuktan hayır bekleme...

    YanıtlaSil
  27. 3 ay saw palmetto extraktlı hap içmiştim. 1. aydan sonra kafa derisindeki yağlanma ve saçda dökülme baya azalmıştı, durağan saç telleri tekrar uzamaya başlamıştı. bıraktıktan 10-15 gün sonra eski haline dönmeye başladı...bi ara 8 gün hemen hemen hiçbirşey yememiştim sadece su içmiştim. 5. günden sonra yağlanma tamamen durmuştu...şu an 6 aydan beri çörek otu yağı içiyorum, 1 aydırda hergün saçlı deriye sürüyorum hemde baya sağlam sürüyorum bunun için saçları sürekli 1 numara kesiyorum. ayrıca toz aloe vera ekstraktı aldım ebaydan. ondanda içiyorum ve sürüyorum ama hikaye yine aynı...ilerde bi değişiklik olursa yazarım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben ilerde ne yazacağını biliyorum :)

      Sil
  28. bence işin sırrı hormonlarla oynamak hatta ilacıda var zoretanin hormonlarla oynamanın en güzel ilacıdır.ben 6 ay aralıksız kullandım sabah akşam saçımda cildimde ne yağ kaldı nede sivilce kız gibi oldu cicudum
    ardan 5 yıl geçti şimdi eski günlere gei gidiyorum gibi saçlarım ve cildim tekrar çok yağlanmaya başladı sivilceler yavaş yavaş çıkmaya başladı saçlarım son iki ay içinde hergün nerdeyse 60-ila 70 adet arası dökülmeye başladı sanırım tekrar zoretanin kulanmam gerekiyor not:ilacın yan etkileri riskli ve fazla yan etkileri var ama elh bende bişey olmadı fazla, biraz agresiflik biraz dudak kuruması çatlaması ve tenim bembeyaz olmasıydı sadece. hatta son iki aydır solgar biotin 5000 kulanıyorum sabahlarıda aç karnına maydanozu blendre bir bardak su ve bir limon sıkarak karıştırıp suyunu içiyorum ama para etmiyor son çare zoretanin sanırım

    YanıtlaSil
  29. Kardeş sen haklı çıksanda çıkmasanda bana bi faydan olmayacak sanırım :)))

    :(

    YanıtlaSil
  30. Alakası yok. Mühendislikteyim ve kızların da saçları dökülüyor acayip şekilde. Ayrıca saçlarımız beyin kullanmaktan değil stresten dökülüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Stres, beynin tam kapasite çalışmasına rağmen karşılaştığı problemlerle başa çıkamaması oluşan bir rahatsızlık değilmidir mühendis arkadaşım. Kızlarında saçları dökülür ama ben hiç erkek gibi kel aynak olan bir kız görmedim varsada belki binde bir belki milyonda bir. En azından bizim mahallede onlarca kel erkek olmasına rağmen hiç kel bayan yok. Bence senin söylediklerinin alakası yok.

      Sil
  31. benim tüm vucudumda döküldü saç kıl tüy hiç bişey kalmadı alopecia universalis diyolar saç kıran diyolar kanserin bile tedavisi var bu hastağın neden çaresi yok

    YanıtlaSil
  32. Namaz kılanların saçı dökülmüyor mu yani : )) Evet etrafımda hiç kel imam yok ..
    şaka gibi

    YanıtlaSil
  33. gördüğüö en saçma bilgi kirliği. yok namaz diyo yok abdest diyo bilimsel şeylerle gel kardeşim abuk sabuk bilgi kirliliği yaratma

    YanıtlaSil
  34. yabancılar namaz kılmıyor ama onlarda da saçları dökülen var dökülmeyen var hipotez çökmüştür. Saçmalık demiyorum kendince yer yer doğruların var ama bilimsel değil

    YanıtlaSil
  35. son parça çok iyiydi :)

    YanıtlaSil
  36. araştırmalarıma göre çörek otu yağı dht hormonunu azaltıyormuş erkekler üzerinde de fazla azaltılmasının kötü etkileri oluyormuş bu durumda çörek otu yağının ne miktarda ve ne sıklıkla kullanılmasını önerirsiniz

    YanıtlaSil

Lütfen soru sormadan önce, sorunuzu öncelikle arama kutusunu kullanarak araştırınız. Güzel yorumlarınız içinde teşekkürler.

Yorum Kutusu