Kaslar

Kas Sistemi, Pazı
Pazı Kası
İnsan vücudu ince ayarlı bir makinedir. Tüm insanlar aynı kas ve kemik yapısından oluşur, fakat onları şaşırtıcı derecede farklı görevlerde kullanabiliriz. Güç ve hız, mükemmel kontrol ve zarif bir denge sayesinde. Bedenlerimiz bir yaratılış ve tasarım mucizesidir. Bu yazıyı okumaya devam ederseniz; kas ve kemiğin gücüne tanık olacaksınız.

Bobby Thatcher suya inmek üzere. O Olimpiyatlarda kürek çekmede umut vaat eden bir sporcu. Sabahın erken saatlerindeki bu çalışma Bobby'nin yoğun eğitim programının sadece bir parçası. Bobby takıma girmek için performansını sürekli olarak geliştirmek zorunda. Vücudunun nasıl çalıştığını anlaması, ona rekabette öne geçmesi için gereken avantajı verebilir. Onun durumunda bilgi gerçekten güç demektir. Bugün zamanla yarışacak. Çünkü yakında zamana karşı yapılan denemelere girecek.

Kürek çekmek insan makinesi için bir gösteri konusudur. Güçlü çekişleri, eğitimli kaslarıyla, mükemmel bir uyum içinde çalışıyor. Isıya duyarlı bir kamera kayığa güç veren biyolojik motorun sırlarını gözler önüne seriyor. Kaslı pistonlar eklemlerde döndürülen ve doğal yağlarla yağlanan kaldıraç işlevli kemikleri bağlıyor. Kaslar gücünü kan dolaşımında çözülen şekerden alıyor. İnsan gücü suni bir kaldıraç haline dönüşüyor.

Karbon lifli kürek çelik bir halka içinde dönmektedir. Bobby'nin dâhili yakıt kaynağı düzgün ve verimli bir şekilde küreğin palasındaki güce dönüşmekte ve kayığı ilerletmektedir. Ancak Bobby kazanmak için kayığın insan motorunu her bakımdan mükemmelleştirmek zorundadır. Bobby bir olimpik eğitim laboratuvarında ciğerlerini test ediyor. Kaslarındaki yağı yakması için bol bol oksijene ihtiyacı var. Akciğer kapasitesi inanılmaz. Bir nefeste içine 7 litre kadar hava çekiyor. Bobby ısınırken solunumunu dikkatle düzenliyor. Yumuşak egzersizler vücuttaki kan dolaşımını artırır. Kaslar oksijeni daha etkili kullanabilecek seviyeye gelirler. Bobby'nin kullanacağı enerji zaten glikojen denen bir tür şeker biçiminde dokularında depolanmış durumda. Kasları daha fazla şeker yaktıkça, fazla ısı kanı tarafından deriye taşınacak ve oradan da etrafa yayılacaktır.

Yüzündeki küçücük kan damarları kanın soğumasına yardımcı olmak için çabucak genişler. Tamam, sıradaki aşamaya hazır ol. Bobby'nin eğitimini test etme vakti geldi. Vücudu hem sudaki başlangıç çizgisinden itibaren hem de laboratuvarda deneniyor. Laboratuvarda geçirdiği saatler Bobby'ye vücudunu nasıl en iyi şekilde kullanacağını öğretti. Yoğun inceleme altında en iyi performansa ulaşmak için 2000 metrelik zorlu yarışın provasını yaptı.

Bobby kısıtlı enerji rezervini akıllıca kullanmak zorunda. Kas yakıtındaki kimyasal enerjinin sadece dörtte biri kullanabileceği bir güce dönüşüyor. Dörtte üçü ısı olarak boşa harcanıyor. Tıpkı modern bir arabanın motoru gibi insan kası da yüzde 25 verimlilikle çalışır. Ancak kimse makinelerin devasa enerji kaynaklarıyla boy ölçüşemez. Güç grafiğine bakıldığında, ilk nokta Bobby'nin ilk enerji patlamasına işaret ediyor. Ancak kasları yarış boyunca aynı tempoyu tutturamaz. Sonraki birkaç dakika boyunca daha sakin bir gezinti yapmak zorunda. Bu düşük tempoda insan motoru yarım beygir gücünde. En üst seviyede ise dört buçuk beygir gücüne erişebilir. Ortalama bir arabayı çalıştırmak için Bobby gibi 50 sporcu gerekmektedir. Yoğun eğitim Bobby'nin performansını zirveye taşıyor. Ancak her randımanlı makine gibi, insan vücudunun da sağlam bir iskelete ihtiyacı vardır.

9 haftalık ceninde kemikler oluşmaya başlamıştır. Elastik bir kıkırdak dokusu etrafında gerçek kemikler oluşur, daha sonra bu kıkırdak eriyecektir. Bu dâhice tasarım, bebeğin iskeletinin darbelere dayanmasını ve kafatasının doğum sırasında hafif sıkıştırılmasını mümkün kılar. Kafatası kemikleri 18 ay boyunca tam olarak birleşmeyecek. Böylece bebeğin beyni tam boyutuna ulaşabilecek. Bebekler 350 kemikle doğar. Bir yetişkine göre fazladan 150 kemikleri vardır. Bu kemiklerin çoğu çocuklukta birbirine kaynar. Ve 25 yaşına gelen normal bir yetişkinin geriye 206 kemiği kalır. Böylece yetişkin bir insanın daha az ancak daha güçlü kemikleri olur.

Güçlü Kemik
Güçlü Kemik
Kemikler doğanın en mükemmel eserlerindendir. Hafif ancak inanılmaz derecede güçlüdürler. Betonun dayanabildiği ağırlığın tam tamına 4 katına dayanabilirler. Kaslı örtümüzün altında vücudumuzu kemikler şekillendirir. Bizi destekler ve kaslarımıza kaldırma gücü verirler. İskeletimiz aşağı yukarı 15 kilogram ağırlığındadır. Bu, vücut ağırlığımızın yüzde 20'sinden azdır.

Her kemiğin şekli belirli bir görev için idealdir. Uzuvların karmaşık yapısı onlara sınırsız bir esneklik ve çok yönlülük sağlar. Kollar omuzların arasındaki kemikli bir çatı tarafından desteklenir. Bu çatı iskeletin kalan kısmına gevşek bir şekilde bağlıdır. Kürek kemikleri alttaki göğüs kafesine bağlı değildir. Böylece kollara muazzam bir hareket serbestliği sağlanır.

Kemiklerin içinde gizemli bir dünya açığa çıkar. Kemik ağırlığının üçte biri, kan damarları ve sinirlerden oluşan mikroskobik bir ağla birbirine bağlanmış yaşayan dokulardan meydana gelir. Bazı kemiklerin ortası kan hücreleri üreten ilikle doludur. Bu mikroskobik mimari birçok kemiğimizde bulunur. Serbest yapısı kuvvet ve hafifliği birleştirir. Kemikler daima aynı kalmazlar. Kalsiyum ve fosfat gibi, kemiğin sert kısmını oluşturan mineraller yavaş yavaş çözülür ve kan dolaşımına karışırlar. Kemik içindeki küçücük kanallardan geçen damarların getirdiği minerallerle yeni kemikler oluşur. Sonuç olarak iskeletimiz her iki yılda bir yenilenir. Bir kürekteki karbon fibere benzer şekilde, yeni kemiğin kristalleri de katmanlaşarak güç temin ederler. Tıpkı kürek gibi, insan vücudundaki kemik kaldıraçlar da bir mil ekseninde ya da eklemde dönmelidir.

Dizin Yapısı ve Diz Nasıl Çalışır?
Dizin Yapısı
İnsan vücudundaki tüm eklemler içerisinde en karmaşık olanı dizdir. Ağır yükler taşındığı zaman esnemelidir. Diz kapağı kasların eklem etrafına kuvvetle asılmasını sağlar. Sürtünmeyi en aza indirmek amacıyla, kemikler arasında yumuşak yastıklar bulunur. Bu yastıklar sinovyal sıvı denen şurup kıvamında doğal bir yağ ile doludur. İyi yağlanmış eklemlerimiz olmasaydı bedenimiz robotlar gibi bükülmeden hareket ederdi. Eklem ve kemikler kaslarımızın hareket gücünü arttırmak için birlikte çalışırlar. Dirsekteki eksen noktası üst koldaki pazıların hareketini artırır. Bu geniş el sallama hareketi için pazıyı sadece iki buçuk santimetre kasmak yeterlidir.

Ancak biyomühendislik dalındaki en hayrete düşürücü eser muhtemelen insan elidir. El Allah’ın imzasıdır. El, bizi birçok hayvandan ayıran uzuvdur. Başparmak ile diğer parmaklar güçlü fakat hassas bir kavrama imkânı sağlar. En uzun 3 parmak önkoldaki kaslar tarafından yönetilir. Güç, uzun tendonlar tarafından iletilir. İnce parmak kemikleri, kuvvet değil hassasiyet gerektiren işler için kullanılır. Bu yüzden eklemler de narindir. Buna karşın iri yapılı omurga üst bedeni taşıyacak güce sahiptir. Aynı zamanda omuriliğe zırh görevini de görür.

Omurilik beyin ve bedenin geri kalan kısmı arasındaki iletişimi sağlayan sinirlerle donatılmış muhteşem bir anayoldur. Omurilikten 31 çift sinir yayılır. Omurganın tabanına doğru, atkuyruğu denen ayrı bir sinir yığını bulunur. Omurganın en alt kısmı olan kuyruk kemiğinde sinir yoktur. Bel kemiğindeki çıkıntılar insanın belkemiğini bir arada tutan kasları sabitlerler. 24 ayrı kemikten oluşan omur şok emici disklerle ayrılmıştır. Ayakta dururken vücut ağırlığımız disklere baskı yapar. Böylece gün içinde santimetrelik bir küçülme yaşar ancak uyurken eski halimize döneriz.

Kemikli çatımız vücudumuzun en güçlü kemiklerine sahip bacaklarımız tarafından taşınmaktadır. Bacaklarımız bir ton ağırlığı kaldırabilecek kapasitededir. Ayak kemikleri el kemiklerinin tam bir kopyası gibidir fakat değişik amaçlar için tasarlanmışlardır. Kısa ve kalın ayak parmakları elastikiyet sağlar. Kemerli kemikler ise büyük topuk kemiğinden yayılan bedenin ağırlığını dağıtır. İskelet aynı zamanda kalp, akciğer ve diğer hassas organların korunmasını sağlar. Kaburga kemikleri, yükü dağıtmaya yardımcı olur. Kafatası beyni koruyan bir miğfer gibidir, fakat bazen kendine denk bir kuvvetle karşılaşır. Bilinçli emirlerden yoksun kalan vücut kasları pes eder. Buna rağmen her şey durmaz. Alt beyin ve omurilik bilinçli kontrolümüz olmadan çalışan kaslara mesaj göndermeyi sürdürür. Böylece solunum ve kalp atışı devam eder. Yıldız sporcular bile istem dışı çalışan kaslarının formda olmasına bel bağlamak zorundadır.

Koşucu Kaslar
Koşucu Kaslar
Antrenman sırasında Bobby'nin kalbi normalden 2 kat daha hızlı atar. Kanı gergin kaslarını beslemek için daha çok oksijen taşımalıdır. Glikojen yakıtı harcanırken Bobby'nin kasları karbondioksit üretir. Karbondioksit, nefesle dışarı verilmesi için, kan yoluyla akciğere taşınır. Isı da vücuttan atılması gereken bir artık maddedir. Bobby'nin vücut ısısı, terleme ve terin deriden yayılması yoluyla dengelenmektedir. Bobby yoğun antrenman yaparak vücudunda depolanmış, enerji rezervlerini daha iyi kullanabilir.

Dünyaya karşı yarışmak için vücudunu forma sokmak Bobby'nin yıllarca çalışmasını gerektirmiştir. Diğer makineler zaman içinde eskiyor olsalar da insan vücudu kullanıldıkça gelişebilir. Egzersizler sayesinde kaslar kuvvet, direnç ve boyut kazanır. Ramsford vücudunu geliştirmek için, fakat o sadece güçlenmek için çalışıyor ve kendi bedeninin iki katı ağırlığı kaldırabiliyor. Sıradan bir insanda bile kaslar vücut ağırlığının neredeyse yarısını oluşturur. Bedenimizin dış görünümünü derimizin altındaki kaslar belirler. İnsan vücudu 656 farklı kas içerir. Ortalama olarak her kemiğe 3 kas düşer. Hepimiz Ramsford gibi görünmesek de her birimizin vücudunda aynı sayıda kas hücresi bulunur. Bu sayı biz doğmadan önce belirlenmiştir.

Kaslar büyük bir ölçüde proteinden oluşur. Fiziğinizi geliştirmek için yüksek proteinli bir beslenmeye ve ağırlık çalışmasına ihtiyacınız vardır. Sınırsız idmanlarla bile herkes bu kas hacmine erişemez. Ramsford, genetik olarak bu tip bir vücuda dönüşebilecek türden kaslara sahip.

Çeviklik ve dengede ustalık için, daha hızlı tepki veren zayıf görünümlü kaslar daha iyidir. Antrenmanlar bu kasları da güçlendirir ve kondisyonlarını arttırır. Aynı zamanda kasların görme, dokunma ve denge duyuları ile olan uyumunu da geliştirir. Kimi zaman kabarık kaslar kesinlikle dezavantaj olacaktır. Kaslar her santimetrekareye, 3 kilogramlık güç uygulayabilir. İnsan vücudundaki tüm kaslar beraber çalışabilseydi, 25 tonluk bir ağırlığı kaldırabilirlerdi.

İstemli kaslar dışında iki türlü kas daha vardır. Bunlardan birincisi kalp kasıdır. İstemli kasa çok benzer, ancak bilinçli olarak kontrol edilemez. İkincisiyse bağırsaklarda ve kan damarlarında bulunan düz kaslardır. Onlar da kontrolümüz dışında çalışır. Bütün kaslar sinir sisteminden emir alır. Sinir sistemi omurilik üzerinden kaslardaki sinirlere elektrik sinyalleri gönderir. Derinin altındaki işlenmemiş kas, binlerce hatta milyonlarca küçücük kas hücresinden oluşmuştur. Her hücre bir saç teli kadar ince ve en fazla 5 santimetre uzunluktadır. Hücrenin yüzeyine sinir tarafından elektrik şoku gönderilir. Elektrik etkisi hücre içerisindeki küçücük liflerin ritmik bir şekilde kasılmasını sağlar. Kasılma esnasında, kas asıl boyutunun üçte ikisine kısalır. Kaslar tendonlar aracılığıyla kemiklere bağlanır ve sabitlenirler.

Hafif bir iş için, sinir sistemi kas içindeki hücrelerin sadece bir kısmını uyarır. Daha fazla güç gerekirse, daha çok hücre çalıştırır ve daha sık harekete geçirir. Kas gücü bu mikroskobik lifin içindeki farklı proteinlerin kimyasal çekiminden kaynaklanır. Kan kasın içerisine sabit bir oksijen akımı sağlar ve şekerli glikojen yakıtını tazeler. Bir kas çalıştığında üstündeki deri, birkaç derece ısınır. Kaslardaki ısı normal vücut sıcaklığını 37 derecede sabit tutar.

Laboratuvarda Bobby final koşusuna hazırlanıyor. Acaba kas gücü sınırı zorlamasına yetecek mi? Bobby çekiş hızını arttırıyor. Akciğerlerini maksimum kapasiteye kadar dolduruyor. Yine de ağır iş yapan kaslarına yeteri kadar oksijen sağlayamıyor. Bobby kazanmak için fazladan bir enerji desteğine muhtaç. Kasları oksijen olmadan da enerji üretebilir ama bunun bir bedeli var. Kaslarında laktik asit denen bir artık madde birikiyor. Bu madde ağrıya ve yorgunluğa yol açıyor. Bobby bitiş çizgisine yaklaşırken hedeflediği güce ulaşmış görünüyor. Çektiği acıya rağmen mükemmel bir zaman yaptı. Böylece Olimpiyat rüyasına bir adım daha yaklaştı. Çoğumuz vücudumuzun sınırını zorlamayız. Ancak sınırları zorlamak insan makinesinin gizemlerine ümit verici bir bakış atmamızı sağlar.

İnsan vücudu inanılmaz bir araçtır. Milyonlarca parçası, insan ruhunun sınırlarını yeniden tanımlamak için birlikte çalışır. Aklınızdan geçirdiğiniz ufacık bir emir bile milyonlarca kas, sinir ve kemik hücrelerinin harekete geçmesine sebep olur. O yüzden fazla boş işlerle uğraşmayın.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Lütfen soru sormadan önce, sorunuzu öncelikle arama kutusunu kullanarak araştırınız. Güzel yorumlarınız içinde teşekkürler.

Yorum Kutusu